arca

arca
@arcaluna
Reklam
Artık bedenleri değil, ruhları idam ediyorlar.
Puan vermedi
Kitabın başlığından da anlaşılacağı üzere; bir idam mahkumunun son günlerini idam edilecek kişi tarafından bakılması amaçlanıyor. İdam edilecek olan adamın işlediği suçu bilmememiz harika bir objektif bakış açısı sunuyor bize ve sorgulamamızı sağlıyor. Özellikle bir hukukçunun ve hukuk ile ilgilen insanların okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. İdam kararı getirilen ülkelerde çoğunlukla suç oranının azalmasına dair veriler bulunamamıştır. Bunun sebebi öleceğini bilen insanların psikolojik olarak açıklanabilen davranışlarından kaynaklıdır. Öleceğini bilen suçlular hali hazırda şiddete ve suç işlemeye meyilli olduklarından dolayı bu davranışlarını arttırırlar. Bu durumda da suç oranı düşmez. İdamın tartışma sebeplerinden biri de böyle bir çıkmazın içerisinde olmasıdır. Victor Hugo bu konuya vicdani ve toplumsal değerleri taşıyan bir bakış açısı getirmiş ve bizlere sunmuştur. Aynı zamanda kitapta mahkumun halka açık bir yerde idam edilmesi de cabasıdır. Halka açık bir yerde idam edilmesi toplumun saldırganlaşmasına, bu durumda suç oranının yükselmesine yol açtığını düşünüyorum. İdam cezası ile ilgili düşüncem uygulanmaması gerektiğidir. Sevdiklerimizi kaybetmenin acısından dolayı kin ve nefret duyabiliriz, gözlerimiz kör olabilir ve kötü bir ruh haline girebiliriz. Biz kişisel olarak bile kaybetmenin acısı ile bunları yaşayıp çevremize zarar verebiliyorsak, bunun bir de toplum üzerindeki etkisini düşünmeliyiz.
Edebiyat & Roman
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Can Yayınları · 2019152,7bin okunma
'' Ya da bu adamın ailesi vardır; peki o zaman da vuracağınız darbenin yalnızca onu yaralayacağına mı inanıyorsunuz ? Babasından, anasından, çocuklarından kan akmayacak mı ? Hayır. Onu öldürürken bütün ailesini de yok ediyorsunuz. ''
Sayfa 35
Kitap Alıntısı
'' -Bayım, bir ölünün odasında bu kadar yüksek sesle konuşulmaz. Mimar gitti. Ama ben hala buradayım, sanki ölçtüğü taşlardan biri de benim... ''
Sayfa 124
Kitap Alıntısı
Aşk mı ? Hastalık mı ?
Puan vermedi
Aslında kitabı bitireli fazla zaman oluyor ama profilimde olması gerektiğini düşündüğüm değerli bir eser. Kitabı bitirdiğim zaman söylediğim cümle '' Bu kesinlikle bir aşk romanı değil. '' olmuştu ve şimdi de aynı düşünüyorum. Werther şehri terk ederek küçük bir kasabaya taşınıyor ve bu kasabada yaşayan Lotte adlı nişanlı bir kadına aşık oluyor. Romanı en kısa hali ile bu şekilde özetleyebilirim. Roman hakkında düşüncelerime gelirsem: Werther aslında hayatındaki anlamı yitirmiş, ilhamını kaybetmiş bir adam. Kendisinin romantik bir kişiliği olduğu için hayatını anlamdırmak ve ilhamını kazanmak için Lotte'yi kullanıyor. Çok naif ruhlu bir adam olduğunu okurken Lotte için kullandığı cümlelerden anlıyoruz zaten. Werther, Lotte'yi hayatının merkezine koyuyor ve hayata dair bütün anlamları ona yüklüyor. Kimilerine göre bu hakiki bir duygudur. Fakat benim için bu hastalıklı bir duygu ve bu duygu durumu Werther'i pençeleri içine alıyor ve sonunu getiriyor. Bu bir aşk romanı değil dostlar bu hayatının anlamını kaybetmiş, depresif ve melankolik bir adamın kendi ile savaşıdır.
Edebiyat & Roman
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Can Yayınları · 2018150,2bin okunma
Reklam