Münir Paşa Konağı'nın yağlıboya tavanları çoktan duman ve kül olmuştu. Tahtakuruları da yanmıştır. Yatağım, yorganım, gözyaşım yanmıştır. Havuzlar yanmıştır. Yapraklarını kışın dökmeyen ağaçlar yanmıştır. Anılar, anılar yanmıştır. Yanmış oğlu yanmıştır. Beni bugüne getiren kitaplar yanmıştır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama sen Zeyrek yokuşunda kuyruksuz, tüysüz, uyuz, soğuktan titreyen bir sokak köpeğ, ben Panco'nun arkadaşı, baka hiçbir şey değil, yağmura vurmuş, uykusuz, canı burnunda, yüreği Ağaççileği Sokağı'nda, kafası Bomonti tramvay durağından yüz metre uzakta kirli bir yastıkta bir adamcağızım.
Zeyrek'teki setlerin üzerine oturdum. Önümde Vefa. Atatürk Bulvarı'nda cinler top oynuyor. Rüzgar bir kaleden diğer kaleye bulut atıyor. Yaşasın futbol maçları, diyorum.
Havanın sıcak olduğu ve bedeninizin terle kaplandığı toprak rengi öğle uykuları vardır. Kırmızı, şiddetli, yüreği tutuşturan öğle uykuları vardır. Beyaz, el değmemiş, saf ve hafif öğle uykuları vardır. Kum fırtınalarının, huysuz denizlerin, geveze rüzgârların sarstığı öğle uykuları vardır. Renkli öğle uykuları gibisi yoktur. İnsanı hem yatıştırır hem de hırpalarlar. Yerleri doldurulamaz.