“Eskiden dilencilerin de bir kralı olacak olsaydı, halk arasındaki büyük itibarları nedeniyle mutlaka bu ‘fukara-yı sabirin’ arasından seçilirdi; ancak şimdilerde, özellikle sarık ve cübbenin yasaklanmasından sonra aramızdan elini eteğini bütünüyle çeken bu zümrenin boş kalan tahtına, yıprak elbiseli, ağarmış pabuçlu, yorgun kasketli eski memur tipi yerleşmiş; yeni dilencinin en büyük tılsımı ise kılık kıyafetiyle birlikte sergilediği sükûtu, çekingenliği ve dalgın hüznüyle kendini olduğundan başka türlü zannettirmesi olmuştur.”