Romanda esas olarak madde ile mana arasında bir çatışma anlatılmaktadır. Roman kahramanının içinde yaşadığı cemiyetle kendi ruh dünyası arasında çatışma içerisinde bulunması, sonunda bir senteze ulaşması ve olgunlaşması konusu işlenmiştir. Romanın ana kahramanı Ferit’tir. Ferit, ince ruhlu, itikadı zayıf, hariciye memuru bir baba ile erkek düşkünü, veremli ve bu hastalıktan iki yetişkin kızını kaybetmiş, sarhoş Paris'te okuduğu için kültürlü, genç yaşında ölen bir ananın oğludur. Ferit, yaşadığı ağır ve acı hâdiselere bağlı olarak psikolojik bir bunalıma düşer.
Çünkü babası Avrupa’ya gittikten sonra, bir daha ondan haber alamamıştır. Ferit bir pansiyon odasında yaşarken, küçük kız kardeşi Nilüfer de teyzesi Necmiye Hanım’ın himayesi altındadır. Ferit’in bulunduğu pansiyonun sakinlerinin hemen hepsi psikolojik açıdan problemli kimselerdir. Pansiyonda karşılaştığı olaylar, Ferit’in ruh dünyasını daha fazla alt-üst etmektedir Ferit, kaldığı bu pansiyonda, birçok ruhen dengesiz, hasta tiplerle karşılaşır. Bunlar arasında gece çıplak gezenler, gaipten haber verenler ve uyurgezer şahıslar bulunmaktadır. Eserin son kısımlarında Ferit, Tosun vasıtasıyla ve zahmetsizce ele geçirdiği para ile, Büyükada’da Matmazel Noraliya’nın evine taşınır. Matmazel Noraliya, aslında Nuriye Hanım olup; babası Türk, anası İtalyan’dır. Bir kazasker soyundan olan babaannesiyle, mutaassıp bir Katolik olan annesinin birbirine zıt tesiri altında, fikir burhanları geçirerek büyümüştür. Ancak büyükannesinin telkin ettiği Müslümanlık üstün gelmiştir. Kitap da bir şekilde mistisizm veya tasavvuf etkisi, kendisini göstermektedir. Eserin sonunda Ferit’in artık şüphelerinden kurtulduğu, hidayete kavuştuğu anlatılarak; mutlu sonla karşılaşılır. Tıbbiyeyi bırakarak felsefeye devam eden