Eğitimle uğraşan birinin -ister öğretmen ister ebeveyn olsun-temel meselesi fiziksel çevreyi keşfetme ve dilsel soruşturma etkinlikleriyle organik bağı bulunan merakı zihinsel/düşünsel amaçlar uğruna kullanılabilecek bir araca nasıl dönüştürebileceğidir. Onlara daha uzak hedefler belirlenip araya başka eylemler, nesneler ve fikirler yerleştirilerek bu pekâlâ yapılabilir. Başka bir deyişle, bu uzak hedef, sorgulamalar ve gözlemler silsilesini denetim altında tutup onları ortak bir hedefe ulaştıracak tek bir araçlar zinciri hâlinde birleştirebilmelidir ki merak bariz biçimde zihinsel bir karakter kazanabilsin.
Merak, organik ve toplumsal aşamaların üzerine çıkıp insanlar ve şeylerle temasın doğurduğu sorulara kendini tatmin etmek üzere yanıt bulma ilgisine dönüştürüldüğü ölçüde zihinsel hale gelir.
Öğretmen öğrencilerin geçmiş deneyimlerinden, umutlarından, arzularından, ana ilgilerinden ne denli haberdarsa, zihinsel/düşünsel alışkanlıkların biçimlendirilmesi ve yönlendirilmesi için kullanabileceği güçlerin neler olduğunu o denli daha iyi anlayacaktır.