Sürekli kendini geliştirmek isteyen, kitap okumaktan ve yazmaktan zevk alan, ülkeleri gezip kültürlerini incelemekten hoşnut duyan, kitapları anadilinde okumak isteyip buna gayret gösteren bir kişiyim.
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Kitabı okurken elimdeki kalemle satırları çizmekten kağıt yırtılacak boyuta geldi. Ufkumu adeta bir zirveye çıkardı.
1950’lerin Welton Akademisi’ne adeta ben de girdim. O sıralarda adeta ben de oturdum.
Okula yeni gelen edebiyat öğretmeni Mr.Keating’in derslerinde bizzat ben eğitim gördüm. Onun derslerinde ben de edebiyatı sevdim, kendi fikirlerime sahip çıkmayı öğrendim.
Todd’dan istediği yüksek narada ben de bağırdım.
Zamanı geldi masama çıkıp bağırarak şiir okudum.
Ölü Ozanlar Derneği’ni yaşatmaya çalışan gençler ile ben de o mağaraya koştum ve şiir okudum.
Knox etkilendiği kızı etkilemeye çalışırken ona tavsiye verdim ve adeta romantik bir adam oldum.
Neil tiyatro oyununu oynarken en çok ben alkışladım ve destek çıktım. Babasına kendindeki tiyatro sevgisini göstermeye çalışırken onu dinlemeyen ve zorla doktor olmasını isteyen babasına yarım saat küfür ettim.
Ve en kötüsü bu zorlamaya dayanamayan Neil intihar ettiğinde orada ben de öldüm.
Adeta Mr.Keating’e atılan suçu önlemeye çalışan Nuwanda’ya dönüştüm.
Mr.Keating okuldan ayrılırken o sıraya ben de çıkıp “O captain, my captain!” dedim.
Kitabı okuyun ve okutturun.
Anı yaşayın!
“Eğer biz gölgeler haddimizi aşmışsak, her şeyin tatlıya bağlandığını düşünün. aslında bu görüntüler oluşurken siz kazara burada bulundunuz.”
Bu kitap uzun zamandır okumak istediğim fakat fırsat bulamadığım bir kitaptı. Kitabın konusunu öğrenince okuma isteğim daha da arttı ve başladım. Kitap akıcı bir kitap yaklaşık 2 günde bitirdim. Kitabı okurken her bölümde kendi kendime düşünüp “Acaba burdaki yaşam ile günümüz yaşamı arasında ne fark var?“ diye sorguladım. Kitapta edindiğim bilgilerden birisi de “İnsan doğayla tam olarak uyumlu yaşasaydı ortaya nasıl bir senaryo çıkardı?” sorusunun cevabıydı. Ve fark ettim ki şu an bir kaosun içinde yaşıyoruz. Keşke günümüz insanının doğayla iç içe yaşayabilme özelliği olabilse diye düşündüm. Gerçekten okunması gereken bir kitap. Sadece başlarında biraz sıkılmıştım onun da olay örgüsünden kaynaklandığını düşünmüyorum sadece kitabın konuyla alakalı kısmına gelene kadar yaşadığım bir sıkıntıydı. Umarım bir gün doğayı yok etmediğimiz, bu kainatta tek kendimizi düşünmediğimiz bir dünyada yaşarız.