Devlet zayıfladıkça ve tehdit altına girdikçe, yönetenler kayıpları telafi etmek için merkeze yaptıkları baskıyı arttırmanın cazibesine kapılmış ve daha büyük kaçışların ihtimalini arttıran bir kısır döngüye girmişlerdir
Bütün devletler sürekli yinelenen bir sorundan mustariptir: Güç, ruh hastası insanları çeker. Mesele gücün insanları yozlaştırması değil, yozlaşabilecek insanları mıknatıs gibi çekmesidir. Böyleleri şiddet yoluyla sarhoş olma eğilimindedirler, ki bu duruma çabucak bağımlı olurlar.
Bürokrasi, insiyatifi yok eder. Bürokratların yenilikten daha çok nefret ettiği pek az şey vardır, hele eski rutinlerden daha iyi sonuç veren yenilikler söz konusuysa. Düzelmeler tepedekilerin beceriksiz görünmesine yol açar daima. Beceriksiz görünmekten kim hoşlanır?
Düşüncelerim yıkıcı bir hal alıyordu. Yıkım, acıklı ve üzücü olmasının yanı sıra güzeldir. Yıkımın, yeniden inşanın, mükkemmel hale getirmenin hayali... Yıkım bir kez meydana geldiğinde, yeniden inşa günü ebediyen gelmeyebilir; ama içimdeki bu aşkın gerektirdiği üzere yakıp yıkmalıyım