Bu insanlar,evrendeki her şeyin varoluş nedeni olduğuna inanıyorlardı. Her şeyin bir amacı vardır. Hiçbir şey rastlantısal,anlamsız ya da yanlış değildir. Sadece yanlış anlamalar ve ölümlü insana henüz açıklanmamış sırlar vardır.
Her dinin peygamberi vardır. Çünkü insana lazım olan şey Bilgi değil insandır, uygulamadır. Kendimizi ancak bize karşı ayna görevi gören insanlarda görebiliyoruz. Bir insanı tanırsın, davranışların değişir, dualarında aradığın sevdiğine kavuşursun, dünyan değişir.
Bilmiyorum gitmek işin zor yanı mıydı, kolay yanı mı? Kolay olmadığını anladım gitmelerin. Hesaplaşması varmış, dönmek isteyip de dönememesi, yüreğinde uzayıp giden gurbetleri varmış. Kendini suçlarmış insan, vicdanı rahat bırakmazmış onu. Dışarıdan göründüğü gibi kolay bir iş değilmiş çekip gitmek... Üstelik insan gittiğinde iki kişilik bir bedel ödüyormuş, anladım.
İnsan, iyiliği çabuk unutur ama kötülüğü unutmaz, biriktirir. Eğer bu denli unutkan olmasaydı, her insan kaderinde iyiyi de kötüyü de yaşananın yeri olduğunu görebilecekti.