Ziya Osman Saba'nın hikâyeleri, genellikle içe dönük, anı-hikâye biçiminde yazılardır. Bu konuda kendisi şöyle demiştir:
Şimdiye kadar yazabildiğim nesir veya hikâyemsi yazıların bir kısmı, "Mesut Insanlar Fotoğrafhanesi" adı altında, yakında çıkacak (...) "Nesir ve hikâyemsi yazılar" dedim. Zira, hikâye yazmanın zorluğunu, hele benim gibi memleket ve insan tanımamışlar için imkânsızlığını bildiğimden, yazdıklarıma hikâye demeğe bir türlü dilim varmıyor. (Edebiyatçılarımız Konuşuyor, 1953.s.91)
Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lânet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.