"Oysa ancak son derece saf bir çocuk, eğer herhangi bir çocuk saflığın
altın dönemlerinden sonra sağ kalabilmişse, ya da masum bir çocuk, eğer masumluğun kutsal adı böyle yok yere kullanılabilirse,
yalnızca ellerini kapayınca içlerindeki güneş ışığını kıstırdığında
inanabilecek yetideki bir çocuk psikolojik oldugu kadar tarihsel
sebeplerden dolay asla havlamamış olan köpeklerin havlayabileceğine inanabilir. Bu on binlerce irili ufaklı köyde, kasabada ve şehirde hem köpeklerin havlamasına, hem de daha sonra olanlara kendilerinin yol açtığına yemin edebilecek bir sürü insan var, bir kapıyı sertçe çarptıkları ya da tırnaklarını kırdıkları ya da bir
meyve kopardıkları ya da perdeyi açtıkları ya da bir sigara yaktıkları ya da öldükleri için, ya da, ki bunlar aynı insanlar değil, doğdukları için, ölümle ve doğumla ilgili bu hipotezlerin makul
bulunması daha güç , ne de olsa onlar öne sürmek zorunda
kalacak olanlar bizler olurduk, çünkü hiçbir çocuk anasının
rahminden konuşarak çıkmaz, nasıl kimse toprağın rahmine
girdikten sonra artık konuşmazsa. Ve herhangi birimizin hem az önce bahsettiğimiz, hem de dünyanın işleyişine kişisel katkımız olan tüm olayların sebebi olduğu yargısına varmak için pek çok
gerekçesi bulunduğunu eklememe gerek yok ve artık insanlar ve
yalnızca onlarn yol açabildiği etkiler olmadığında durumun nasıl
olacağını bilmeyi gerçekten çok isterdim, böylesine bir devasalığı
hiç düşünmemek en iyisi, çünkü insanın başını döndürmeye yetiyor,
şimdi, bazı küçük hayvanların, bazı böceklerin varlıklarını
sürdürebilmesi hâlâ dünyaların var olması için yeterli, karıncaların
ve ağustosböceklerinin mesela, onlar perdeleri çekemeyecekler,
aynada kendilerine bakamayacaklar ve sonuçta ne önemi var
ki, var olan tek yüce gerçek dünyanın ölemeyeceği. "