arkadaş

arkadaş
@arkadaas
Gelenek, büyük bir yavaşlatıcı kuvvet, tarihin eylemsizlik kuvvetidir. Ama sadece pasif bir kuvvettir ve nedenle yenilgiye uğraması kaçınılmazdır. Din de uzun vadede kapitalist toplumu koruyamayacaktır. Hukuki, felsefi ve dinsel düşüncelerimiz, belirli bir toplumdaki egemen iktisadi ilişkilerin daha yakın ya da daha uzak filizleri olduklarına göre, iktisadi ilişkilerin köklü bir şekilde değişmesi sonrasında bu düşünceler uzun vadede ayakta kalamaz. Ya doğaüstü vahye inanmak ya da hiçbir dinsel vaazın yıkılmakta olan bir topluma payanda olamayacağını kabul etmek zorundayız.
Sayfa 51 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Kasım, 2020; Giriş Bölümünden.·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Meta üretimi” ile, nesnelerin sadece üreticilerin kullanması için değil, aynı zamanda mübadele amacıyla, yani kullanım değerleri olarak değil metalar olarak üretildiği iktisadi aşamayı kastediyoruz. Bu aşama, mübadele için üretimin ilk örneklerinin ortaya çıkışından günümüze kadar uzanır; eksiksiz gelişimine ancak kapitalist üretim altında, yani, üretim araçlarının sahibi olan kapitalistin, ücret karşılığında kendi emek güçleri hariç her tür üretim aracından yoksun bırakılmış kişiler olan işçileri çalıştırdığı ve ürünlerinin satış fiyatının harcamalarını aşan kısmını cebine attığı koşullar altında ulaşır.
Sayfa 24 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Kasım, 2020; Giriş Bölümünden.·Kitabı okudu

arkadaş

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.·
Beğendi
·
2023 48. kitabı
Friedrich Engels
8.6/10 · 1.691 okunma
Devlet, hem sınıf karşıtlıklarını kontrol altında tutma gereksiniminden hem de aynı zamanda bu sınıfların çatışmasının ortasında doğduğundan, genellikle, en güçlü, iktisadi açıdan egemen olan sınıfın devletidir; bu sınıf, devlet aracılığıyla, siyasal açıdan da egemen olan sınıfa dönüşür ve böylece ezilen sınıfı sindirmek ve sömürmek için yeni araçlar elde eder. Eski Çağ’ın devleti, her şeyden önce, köle sahiplerinin, köleleri sindirmeye yönelik devletiydi; aynı şekilde, feodal devlet, soyluların, serfleri ve bağımlı köylüleri sindirmeye yönelik organıydı ve modern temsili devlet, ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesinin aracıdır.
Sayfa 213 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Uygarlık, özellikle kent-kır karşıtlığını keskinleştirerek (…) var olan tüm işbölümü türlerini sağlamlaştırır ve yoğunlaştırır ve bunlara, kendisine özgü, belirleyici derecede önemeli olan üçüncü bir işbölümünü ekler: Üretimle ilgilenmeyi bırakıp sadece ürünlerin mübadelesiyle ilgilenen bir sınıf üretir: tüccarlar. (…) Burada, ilk kez, üretime herhangi bir şekilde katılmadan, bir bütün olarak üretimin yöntemini ele geçiren ve üreticileri iktisadi açıdan boyunduruk altına alan, onlarına arasına zorunlu bir aracı olarak giren ve onları sömüren bir sınıf sahneye çıkar.
Sayfa 205 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu