arkadaş

arkadaş
@arkadaas
Erkek ile kadın arasındaki mülkiyet dağılımını, aile içindeki işbölümü düzenlemişti; bunda bir değişiklik olmadı; ne var ki, sadece ailenin dışındaki işbölümünün değişmesi nedeniyle, aile içindeki işbölümü, o zamana kadarki ev içi ilişkileri baş aşağı çevirdi. Kadına geçmişte evdeki egemenliğini sağlamış olan neden, yani ev işlerinden başka bir şey yapmaması, bu kez erkeğe evdeki egemenliğini sağladı; kadının ev içi çalışması, erkeğin geçim sağlamaya yönelik çalışmasının yanında kayboldu; ikincisi her şeydi, birincisi ise önemsiz bir katkı. (…) Kadının kurtuluşu ancak, kadınlar üretime büyük, toplumsal ölçekte katılabildiğinde ve ev işleri kadınları pek az meşgul etmeye başladığında olanaklı hale gelir. Erkeğin evdeki fiili egemenliğiyle birlikte, onun mutlak egemenliği önündeki son engel de kalkmıştı. Ana hukukunun ortadan kaldırılması, baba hukukunun yürürlüğe sokulması ve eşleşme evliliğinin giderek tek eşliliğe dönüşmesi bu mutlak egemenliği doğruladı ve ebedileştirdi.
Sayfa 201 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üretimin tüm dallarda (hayvancılık, tarım ve ev zanaatçılığı) artırılması, insan emek gücüne, korunması için gerekli olandan fazlasını üretme yeteneği kazandırdı. Aynı zamanda, gensin her bir üyesinin, ev topluluğunun ya da tek eşli ailenin payına düşen günlük iş miktarını artırdı. Yeni emek güçlerinin devreye sokulması istenir hale geldi. Bunları savaş sağladı; Savaş tutsakları kölelere dönüştürüldü. Dönemin genel tarihsel koşulları altında, ilk büyük toplumsal işbölümü, emeğin üretkenliğini, yani zenginliği artırarak ve üretim alanını genişleterek, köleciliği de kaçınılmaz olarak beraberinde getirdi. İlk büyük toplumsal işbölümünden, toplumun iki sınıf yaratan ilk büyük bölünmesi çıktı: Efendiler ve köleler, sömürenler ve sömürülenler.
Sayfa 200 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Eski Çağ’a özgü köleciliğin adım adım yok olmasında Hıristiyanlığın hiçbir suçu yoktur. Hıristiyanlık, yüzyıllar boyunca Roma İmparatorluğu’ndaki köleciliğin suç ortakları arasında yer aldı ve sonrasında da Hıristiyanların köle ticaretini (…) hiçbir zaman engellemedi. Kölecilik karlı olmaktan çıkmıştı ve bu nedenle yok oldu.
Sayfa 187 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Bugüne kadarki tüm devrimler, bir mülkiyet türünü bir başka mülkiyet türüne karşı korumaya yönelikti devrimlerdi. (…) tüm “siyasal devrimler”, bir tür mülkiyeti korumak için yapıldı ve bir başka mülkiyete el koyma (hırsızlık da denir) yoluyla hayata geçirildi. Bu o kadar doğrudur ki, özel mülkiyet iki bin beş yüz yıldır ancak mülkiyet haklarının ihlal edilmesi yoluyla korunabildi.
Sayfa 143 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Sürüler ve lüks nesneler üzerinde yeni ortaya çıkan özel mülkiyet, bireyler arasındaki mübadeleye, ürünlerin metalara dönüşmesine yol açmıştı. Sonrasında yaşanan bütün altüst oluşun temelinde bu yatar. Üreticiler, ürünlerini doğrudan doğruya tüketmek yerine onu mübadele yoluyla elden çıkarmaya başladıklarında, ürünleri üzerindeki egemenliklerini yitirdiler. Ürüne ne olacağını artık bilmiyorlardı ve ürünün günün birinde üreticiye karşı, onun sömürülmesi ve ezilmesi için kullanılması olasılığı ortaya çıktı. Bu nedenle, bireyler arasındaki mübadeleye son vermeyen hiçbir toplum, uzun vadede, kendi üretimi üzerindeki egemenliğini ve kendi üretim sürecinin toplumsal sonuçları üzerindeki denetimini koruyamaz.
Sayfa 141 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu