arkadaş

arkadaş
@arkadaas
Özel mülkiyetin ortak mülkiyete üstünlük kurmasıyla ve mirasın önem kazanmasıyla birlikte baba hukuku ve tek eşlilik egemenlik kurduğunda, evlilik, iktisadi kaygılara her zamankinden daha bağımlı hale geldi. Satın alma yoluyla evlenmenin biçimi ortadan kalkar, ama kendisi giderek artan ölçülerde hayata geçirilir; öyle ki, sadece kadının değil, erkeğin de bir fiyatı olur; bu fiyat, onun kişisel özelliklerine göre değil, varlıklarına göre belirlenir.
Sayfa 99 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üretim araçlarının ortak mülkiyete geçmesiyle birlikte, tek eşeli aile, toplumun iktisadi birimi olmaktan çıkar. Özel ev idaresi toplumsal bir sektöre dönüşür. Çocukların bakımı ve eğitimi kamusal bir iş haline gelir; toplum, evlilik ürünü olsunlar ya da olmasınlar tüm çocuklara aynı şekilde bakar. Böylece, bugün bir kızın önünü arkasını düşünmeden kendisini sevdiği adama vermesini engelleyen en temel toplumsal (hem ahlaki hem de iktisadi) unsur olan, “sonuçlar” hakkındaki endişe yok olur.
Sayfa 96 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Tek eşlilik, büyük zenginliklerin bir elde, daha doğrusu erkeğin elinde toplanmasından ve bu zenginlikleri bu erkeğin çocuklarına miras bırakırken başka hiç kimseye miras bırakma gereksiniminden kaynaklanmıştı. Bunun için, erkeğinki değil, kadının tek eşliliği gerekliydi; dolayısıyla, kadının bu tek eşliliği, erkeğin açık ya da gizli çok eşliliğine hiçbir şekilde engel olmuyordu. (…) Tek eşlilik iktisadi nedenlerden kaynaklandığına göre, söz konusu nedenler yok olduğunda tek eşlilik de yok olacak mı? Şöyle cevap vermek yersiz olmazdı: Yok olmak bir yana, ilk kez tam olarak hayata geçirilecek. Çünkü üretim araçlarının toplumsal mülkiyete dönüşmesiyle birlikte, ücretli emek de, proletarya da, dolayısıyla kendilerini para karşılığında teslim eden belirli (istatiksel olarak hesaplanabilir) bir sayıda kadına duyulan gereksinim de yok olur. Fuhuş yok olur, tek eşlilikse çökmek yerine sonunda (erkekler için de) bir gerçekliğe dönüşür.
Sayfa 95 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
Servet farklılığının ortaya çıkmasıyla birlikte, yani daha barbarlığın üst aşamasında, köle emeğinin yanına yer yer ücretli emek eklenir ve aynı dönemde, kadın kölenin kendisini teslim etmek zorunda bırakılmasının yanına, ücretli emeğin zorunlu eşleniği olarak, özgür kadınların profesyonel fuhşu eklenir. (…) Fiilen katlanılmakla kalmayıp özellikle egemen sınıflar tarafından zevkle uygulanırken, söz düzeyinde lanetlenir. Ne var ki gerçekte, bu lanetleme, bu işe karışan erkekleri hiçbir şekilde hedef almaz; sadece kadınları hedef alır: Erkeklerin kadın cinsi üzerindeki mutlak egemenliğinin toplumun temel yasası olduğunu bir kez daha ilan etmek için aforoz edilir ve toplumdan dışlanırlar.
Sayfa 85 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020·Kitabı okudu
(…) tek eşli evlilik, tarih sahnesine kadın ile erkeğin uzlaşmasının en yüksek en yüksek biçimi olarak çıkmak şöyle dursun, hiçbir şekilde böylesi bir uzlaşma olarak ortaya çıkmaz. Tam tersine, bir cinsin diğerini boyunduruk altına alması, cinslerin bütün bir tarih öncesi dönemdeki, varlığından bugüne kadar haberdar olunmayan bir çatışmasının ilanı olarak ortaya çıkar. Eski, 1846’da Marx’la birlikte hazırladığımız, basılmamış bir elyazmasında şunu buluyorum: “İlk işbölümü, kadın ile erkek arasındaki, çocuk yapmaya yönelik işbölümüdür.” Bugünse şunu ekleyebilirim: Tarih sahnesine çıkan ilk sınıf karşıtlığı, erkek-kadın karşıtlığının tek eşli evlilikteki gelişimiyle, ilk sınıfsal baskı da, kadın cinsinin erkek cinsi tarafından baskı altına alınmasıyla çakışır. Tek eşli evlilik, büyük bir tarihsel ilerlemeydi, ama aynı zamanda, hem köleciliği ve özel serveti, hem de, bugüne kadar süren ve here ilerlemenin aynı zamanda göreli bir gerileme olduğu, birinin gönencinin ve gelişiminin diğerinin sefaleti ve geriletilmesi aracılığıyla gerçekleştiği çağı başlatır. Söz konusu evlilik uygar toplumun hücre biçimidir ve sadece onun yardımıyla bile, bu toplumda eksiksiz şekilde gelişen karşıtlıkların ve çelişkilerin doğasını inceleyebiliriz.
Sayfa 83 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, İkinci Basım, Aralık, 2020, sayfa 83-84·Kitabı okudu