arkadaş

arkadaş
@arkadaas
“(…) Artık inanmıyoruz; ama inanana inanıyoruz. Artık sevemiyoruz; yalnızca seveni seviyoruz. Artık ne istediğimizi bilmiyoruz; ama bir başkasının istediğini isteyebiliyoruz. İstemek, yapabilmek ve bilmek eylemleri terk edilmedi, ama ikinci bir merciye devredilerek genel olarak ilga edildiler…”
Sayfa 169 - Ayrıntı yayınları, dördüncü basım, çeviren; Işık Ergüden·Kitabı okudu
Sosyoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“(...) Savaş yalanlarla başlar, yalanlarla sürer, gerçeklerle biter. Ve daima birileri geride kalır. Komşular, sevgililer, kardeşler...”
Sayfa 77 - iletişim yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“(...) sonuçta insan yaşamayı hep sürdürmek zorunda ve bunun içinde kendisiyle birlikte yaşamayı öğrenmeli...”
Sayfa 94 - Everest yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2019 43. kitabı
GECE "Bu kitabı neden yazdım? Delirmemek için." Yıl 1944. Yer: Auschwitz toplama kampı. Hayvan vagonlarına balık istifi gibi doldurulan Yahudiler… Çocuklarını arayan anne babalar, anne-babasını ve kardeşlerini kaybetmiş çocuklar… Çığlık, korku, panik ve karmaşa... Zayıf ve hasta olanlar gaz odalarına, çalışabilecek durumda olanlar ise yaşamak uğruna birbirini ezmeye mecbur bırakılıyor. Auschwitz; ölüm çukurları, eleme geceleri, tecavüzler, açlık ve dehşetle anılan bir yer. Kitabın önsözünde Elie Wiesel şöyle der: “Söyleyecek çok şeyim vardı ama onları anlatacak kelimelerim yoktu.” Bu cümle, Gece’nin bütün duygusal yükünü taşıyor aslında. Gece, Nobel Barış Ödüllü Elie Wiesel’in, ailesiyle birlikte önce Auschwitz, ardından Buchenwald toplama kamplarında yaşadıklarını anlattığı otobiyografik bir eserdir. Okudukça keşke tüm bu anlatılanlar kurgu olsaydı demekten kendinizi alamıyorsunuz. Nazi Almanyası, Hitler, Holokost ve Yahudi Soykırımı üzerine çok sayıda kitap okumuş, film izlemiş olabilirsiniz. Gece’yi farklı kılan şey, bu korkunç dönemin 14 yaşındaki bir çocuğun gözünden aktarılmasıdır. Kurgu eserlerde yazarın abarttığını düşünebilir, anlatıcının tarafsızlığına kuşkuyla yaklaşabilirsiniz. Ancak Elie Wiesel’in yaşadıkları gerçektir; ailesini, inancını, çocukluğunu bu kamplarda kaybetmiş bir çocuğun tanıklığıdır bu. Babası yanı başında can verirken korkudan tek kelime edemeyen bir çocuğun hikâyesi… Kurtulduğunda sadece ailesini değil, Tanrı’ya olan inancını ve insanlığa olan güvenini de yitirmiştir. Elie, o kamplardan sağ çıkan binlerce çocuk gibi ruhunda kapanmaz yaralarla hayata tutunmaya çalışmıştır. İnsan, kendi seçmediği bir aidiyetten dolayı nasıl sorumlu tutulabilir? Yahudi olduğu için çocukların, kadınların, yaşlıların yok edildiği bir dünyada, bu soruyu
Edebiyat
GeceElie Wiesel · Koridor Yayıncılık · 20242,026 okunma
Allah varsa eğer Başka bir şey istemem ondan. Bununla beraber istemem Ne Allahın olmasını, Ne de işimin Allaha kalmasını.