arkadaş

arkadaş
@arkadaas

arkadaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
2023 47. kitabı
Friedrich Engels
8.9/10 · 125 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
(…) otorite karşıtları, otoriter siyasal devletin, daha onun ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal koşullar yok edilmeden, bir çırpıda ortadan kaldırılmasını istiyor. Toplumsal devrimin ilk eyleminin otoritenin ortadan kaldırılması olmasını istiyorlar. Bu beyler hiç devrim görmemiş mi? Devrim, hiç kuşkusuz, var olan en otoriter şeydir; nüfusun bir kısmının, kendi iradesini, tüfekler, süngüler ve toplar aracılığıyla, yani akla gelebilecek en otoriter araçlarla nüfusun diğer kısmına dayatması eylemidir; ve zafer kazanan taraf, boşuna mücadele etmek istemiyorsa, bu egemenliği, silahlarının gericilerde yarattığı dehşetle uzun vadeli kılmak zorundadır. Paris Komünü, silahlı halkın bu otoritesini burjuvalara karşı kullanmasaydı tek bir gün ayakta kalabilir miydi? Komün’ü, tam tersine, onu yeterince kapsamlı bir şekilde kullanmadığı için ayıplamak gerekmez mi?
Sayfa 149 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, Birinci Basım, Kasım 2020; Engels’in “Otorite Üzerine” adlı makalesinden alıntıdır.·Kitabı okudu
Tarım ile sanayi arasındaki büyük ölçekli işbölümü ve dolayısıyla da Eski Dünya’nın en parlak dönemi olan Helenistik Dönem, ancak kölelik sayesinde olanaklı hale gelmişti. Köleliğin yokluğunda Yunan devleti, Yunan sanatı ve Yunan bilimi olmazdı; köleliğin yokluğunda Roma İmparatorluğu olmazdı. Ama Helenistik Dönem’in ve Roma İmparatorluğu’nun oluşturduğu temelin yokluğunda Avrupa da olmazdı. Tüm iktisadi, siyasal ve düşünsel gelişmişliğimizin, köleliğin hem gerekli olduğu hem de evrensel kabul gördüğü bir durumu gerekli kıldığını hiçbir zaman unutmamalıyız. Bu anlamda, şunu söylemeye hakkımız var: Antik köleliğin yokluğunda modern sosyalizm olmazdı. (…) kulağa ne kadar çelişkili ve sapkınca gelirse gelsin, o dönemin koşulları altında köleliğin başlatılmasının büyük bir ilerleme olduğunu söylemek zorundayız. (…) İnsan emeğinin, gerekli geçim araçlarına ek olarak henüz küçük bir fazla sağlayabileceği kadar üretken olduğu dönem boyunca, üretici güçlerin artırılması, ticaretin genişletilmesi, devletin ve hukukun geliştirilmesi, sanatın ve bilimin kurulması, ancak işbölümünün artırılması yoluyla mümkündü; bu sonuncusunun vazgeçilmez temeli, basit el emeğini sağlayan kitleler ile emeğin, ticaretin, devlet işlerinin yönetimini üstlenen ve sonrasına sanatla ve bilimle uğraşan az sayıdaki ayrıcalıklı kişiler arasındaki büyük işbölümüydü. Kölelik, bu işbölümünün en basit ene kendiliğinden gelişmiş biçiminden başka bir şey değildi. Eski Dünya’nın ve özel olarak Yunan dünyasının tarihsel ön koşulları altında, sınıf karşıtlıklarına dayalı topluma doğru ilerleme, ancak kölelik biçimi altında gerçekleşebilirdi. Bu, köleler için bile bir ilerlemeydi; köle kitlesinin kaynağını oluşturan savaş tutsakları, geçmişte olduğu gibi öldürülmek ya da daha uzak geçmişte olduğu gibi kızartılmak
Sayfa 44 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, Birinci Basım, Kasım 2020; Sayfa 44-46·Kitabı okudu
(…) “zor”un zafer kazanmasına yardımcı olan unsurlar, her yerde ve her zaman, yokluklarında zoru zor olmaktan çıkaran iktisadi koşullar ve iktisadi iktidar araçlarıdır;
Sayfa 30 - Yordam Kitap, Çev. Erkin Özalp, Birinci Basım, Kasım 2020·Kitabı okudu