Özlem Arı

Özlem Arı
Bibliyofil
Kocaeli Üniversitesi
Kocaeli
İzmit, 18 Haziran
71 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
İpliklerle değil saçlarla bağlıyız
Puan vermedi·188 syf.··
2026 1. kitabı
Öncelikle kitabı çok beğendim. Birçok kadına umut olabilecek, yoluna ışık tutacak bir eser. Her zorlukla beraber bir kolaylık ve çıkış yolu vardır. Kitabı okurken bunu rahatlıkla görüyorsunuz. Birbirinden habersiz farklı coğrafyalar da yaşayan ve hayat mücadelesi veren kadın olmanın getirdiği toplumun dayattığı o kimliğin altında ezilmeye çalışılan ama yılmadan onu darmadağın ederek kendi yollarını çizen kendine güvenen ve ne olursa olsun o yolda ilerleyen 3 tane kocaman güçlü kadının hikayesi… Okurken etkilenmemek mümkün değil, her sayfa çevirişinizde hikayelerinin neresinde güzelleşeceğini ve onların mutlu sonla biteceğini heyecan ve sabırsızlıkla okuyor merak ediyorsunuz. Bir saç örgüsünün kesildikten sonra 3 ayrı kadının hayatına ne denli etki ettiğini şaşkınlık ve hayranlıkla okuyacaksanız. Her kadının kendinde bir şeyler bulabileceği bir kitap olmış. Mücadeleden vazgeçmeyen ve direnen bir kadının hayatında ne gibi mucizeler yarattığını ve bir kadın isterse tüm yaşımı, hatta dünyadaki bütün kadınlara dokunarak onları dahi nasıl değiştireceğini gözler önüne seriyor. Biz kadınlar güçlüyüz eğer istersek birbirimizin hayatına muazzam şekilde dokunarak mucizeler yaratabiliyoruz. Kadın kadının kurdu değil,(ki bu erkek egomanyasının kelimesi) kadın kadının dostu, sırdaşı, yareni ve en büyük destekçisi olmalı kendini yeniden doğuran ve yaşatan kadınlara keyifli okumalar
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur!
Puan vermedi·276 syf.··
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 18:31
Kesinlikle tüm okullarda okutulması gereken bir baş yapıt. İzmir’in yunanlılar tarafından işgalini anlatan ve Anadolunun çektiği eziyetleri Türk milletine yapılan vahşetin, katliamların anlatıldığı bir kitap. Kulaklarının kesildiği, gözlerinin oyulduğu burunlarının kesildiği çocukların boğdurulması ve kadınlara edilen tecavüzler… Yunan, ermeni,ingiliz, fransız hepsinin “İstiklal Savaşı’nda nasıl hunharca pervasızca kendi aralarında ülkemizi paylaştıkları okurken adeta kanınız donuyor ve gerçek olsa ne olsaydı diye düşününce delirecek gibi oluyorsunuz. Milletimizin onca yoksulluğa, ve çaresizliğe rağmen nasıl dimdik ayakta kalıp binbir güçlükle bu ülke için fedakarlıklar yaptıklarını büyük bir minnetle okuyup anlıyorsunuz. Kitabı okurken ecdadıma yapılan onca şeylerin ve ülkemi sanki bir oyuncak bir obje gibi rahatlıkla paylaşmak istemelerini, ülkenin her yerinin işgal altında olduğunu okudukça sinirden deliye dönüyorsunuz. Okurken kanım çekildi, kine büründüm ki her Türk bu kitabın her kelimesinde, bunları sonuna kadar hissedecektir. Kitabı okudukça; bağ kurmaya ve karakterle birlikte ne olacak memleketin hali diye hayıflanırken, kitaptaki şu söz beni ağlattı duygulandırdı adeta bende orada onlarla birlikte duydum bu sözleri ve tüylerim diken diken oldu “Sonra biliyor musun burada daha ne oldu? Burada Türk milletinin hayat ve geleceğini ta esasından kavrayıp asırlardan beri sefillik ve düşkünlük içinde sürüklenen bu kutsal milleti yeni bir yola, yeni bir ilhama ve saadete sevk edecek bir olay oldu. İzmir’in işgalinden bir gün sonra, yani 16 Mayıs Cuma günü Mustafa Kemal Anadolu'ya gitti. Nihat heyecandan solmus ve titreyen dudaklarla: — Anafarta kahramanı mı? dedi. Burayı okuyupta ağlamamak elde değil, bu ülkenin neler çektiğini ne mücadeleler verdiğini anlatın
Edebiyat
HalasMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020971 okunma
Aşk gururdan üstündür..
Puan vermedi·394 syf.··
2024 36. kitabı
Selamlar değerli 1000K ailesi; Adını çokça duyduğumuz, yazıldığı günden beri en çok satan ve beyaz perdeye de uyarlanan aşk romanlarından bir baş yapıt olan Gurur ve Önyargı kitabının incelemesiyle geldim. Kitap ilk okumaya başladığınızdan itibaren sizi içine tamamen çekiyor. Çok akıcı bir anlatımla yazılmış. Bir süre sonra kimin kim olduğunu rahat bir şekilde anlıyorsunuz. Kitaplığımda olmasına rağmen okumayı ertelediğim bir kitaptı. Kitabımızın ana karakteri Elizabeth beş kız kardeşe sahip. Jane adında aklı başında ve gayet kendini iyi yetiştirmiş ablası dışında, diğer iki kız kardeşi budala ve sımarıklığın aynı zamanda da aptallığın timsali. Annesi cahil ve yol yordam bilmeyen tek derdi kızlarına iyi bir koca bulmak olan bir kadın. Her ne kadar babası daha makul olsa da kendini kitaplara adayan, vakur sorumsuz ve ilgisiz bir baba. Yaşadıkları bölgeye Bingley ailesinin taşınması ve asker alayının gelmesiyle kızlar yerinde duramazlar ve yeni komşularını ziyaret ederek balo vermelerini isterler. Elizabeth'in ablası Jane bu baloda kendisi gibi olan Bay Bingley ile tanışır ve birbirlerinden etkilenirler. Lizzy ise Bay Bingleyin yakın arkadaşı Bay Darcy ile tanışır. Herkes Jane'nin evlenmesi gözüyle bakar. Ama annesinin patavatsızlığı ve görgüsüzlüğü her konuşmasındaki cahilliği kızları zor durumda bırakır. Hatırı sayılır akrabaları ve yıllık yüksek gelirleri de yoktur. O yıllarda kızlara miras hakkı olmadığı için annelerin tek deri kızlarının iyi bir evlilik yapmalarıdır. Aile ve sosyal statünün hayatlarını nasıl etkilediği evlilik için bunların ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Ama unutulan bir şey var o da aşkın gücü.. Gururun ve ön yargının ne derece kötü olduğunu ve hayatımızı nasıl mahvedeceğini de görebiliyoruz. Ama aşk tüm statüden ve
Alıntı
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2024 21:19
Eskiden; bilim kurgu, fantastik, romantik, wattpad tarzı kitaplar çok okurdum. Ya yaşın getirdiği bir olgunluk ya da artık iyi bir kitap okuyucu olmanın getirdiği o seçicilik. Dünya klasikleri ve Türk klasiklerini eskiye nazaran daha çok okumaya ve daha keyif ve haz almaya başladım. Gelelim kitabımızın incelemesine: Basil adında kendi dünyasıyla ilgilenen çok konuşmayan, antisosyal olduğu kadar da kendi sanatının duayeni olan bir ressamın, bir davette genç ve yakışıklı Dorian’ı görmesi ve onun güzelliğinden etkilemesiyle başlıyor her şey. Onunla arkadaş olur ve kendi sanatında onun verdiği ilhamla, daha iyi hislerini resimlerine aktarabildiğini fark eder. Doria’nın resimlerini yapar. Basil, Lord Henry adında bir dostuna, Dorian’dan çok etkilendiğini ve onun güzelliğini anlatır ve güzellik düşkünü Henry’nin dikkatini ve merakını cezbeder. Basile zorla onu tanıştırmasını ister ve o da görür görmez çok etkilenir. Basil Dorian’ın bir portresini yapar. Ama bu portre diğerlerine nazaran; daha büyüleyici, sanatının her bir zerresini içindeki her güzelliği de aynı zamanda o portreye aktardığı bir şaheser olmuştur. Dorian ve Henry portreyi gördüklerinde çok etkilenir. Henry portreyi kendisi için ister lakin Basil onu Doriana hediye eder. Portreden ve kendi güzelliğinden etkilenen ve portreyi kıskanan Dorian; keşke benim yerime portre yaşlansa bende hep ilk günki gibi güzel ve genç kalsam diye söyler. Henry konuşmasının cazibesiyle Dorian’ı etkiler.Dorian Basilin sıkıcı arkadaşlığından bunalır ve onu eğlencesiz bulmaya başlar. Lord Henry ile arkadaşlığa başlar. Güzellik ve zevk düşkünü olan Henry genç ve toy olan güzellik abidesi Dorianı yavaş yavaş düşünceleriyle zehirlemeye onu değiştirmeye başlar. Adeta içindeki canavarı çıkarır. Kendini beğenme hastalığı.. Dorian bu
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199bin okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2024 30. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 03:05
Bu kitabı okuyup bitirdiğimde sadece aklıma gelen şuydu; bazı kitaplar, ya da tiyatro yazılarını kulaktan dolma bilgilerle değil de kendin okuyup özleştirmen gerek. Açıkcası dürüst olmak gerekirse her ne kadar herkes tarafından bilinen eser olsada herkesin kafasına kazınan son perde de ki Romeo ve Juliet’in trajedik ölümüdür. Sorsam çoğu kişi (benim gibi) gizlice evlendikleri halde kavuşamadıklarını bilmiyordur. Ben de okurken bunu öğrendim. Kitapların canlandırmalarını ya da dizi film olmalarını, okumadan izlemekten hoşlanmadığım için belki bilmiyor olabilirim lakin her yerde söylenen, alıntılanan genel diyaloglar dışında yazılmamış olduğundandır belki de… Sonu böyle bir son olmasaydıda bu kadar bilinen bir roman ya da karakterler olur muydu siz değerli okuyucalar bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Popülariteden doğan bir ilgi mi yoksa? Yorumlarınızı bekliyorum William Shakespeare
Edebiyat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma