Kitabın hatta Ayşe hocanın temel mottosu Ruh - Zihin - Beden bütünlüğünün nasıl sağlanacağı üzerine. Doğa ve insanın döngüsü özellikle kadınların döngülerinin benzerlikleri, insanın tabiatın bir parçası olduğu ve yansımasının olduğu ele alınıyor. Tabiat nasıl içinde barındırdıklarını, değişim ve dönüşümlerini reddetmiyor aksine kucaklayıcı ve kabullenici davranıyorsa biz kadınlarında tüm bedenimizin varoluşumuzun en somut örneği olarak kabullenmeliyiz. Kadın bedeni utanılacak yahut ötekileştirilecek bir nesne değil, ama gelişimimizin her evresinde bedenimizden utanmamız ve onu saklamamız gerektiği düsturuyla yetiştirildik. Bir kız çocuğu, çocukluktan genç kızlığa evrilirken hayatındaki en önemli değişimlerden birini yaşarken aynı zamanda çocukluğuna da veda eder tüm bunları stresi altında reglin kötü ve saklanması gereken bir durum olduğu öğretisiyle karşılaşır, beden değişimi ile psikolojik baskının hat safhada olduğu bu dönemde bedene yabancılaşma, kimlik arayışı, saklama durumları geliştirir.
Kitapta bir kadının regl dönemi öncesi, sırasında ve sonrasında beden, ruh ve zihinsel değişimleri ve bunlar arasında nasıl bütünlük kurulacağı ile ilgili bilimsel veriler eşliğinde çok güzel açıklanmış.
Biz toplum olarak ataerkil düşünce sistemiyle kadının doğurgan olmasını isteriz ama doğurganlığın en önemli yapısı olan regl dönemini ayıplar, kötüler, yasaklarla dolu tabu haline getiririz.
Kadınların daha özgür olduğu günlere…