"Şapka ve Türkçe Ezan hakkında çok kimseler Şair Akif’ten reyini (görüşünü) sormuş, o da ‘Şapka (silindir şapka) giymek, doğrudan doğruya Avrupalıya benzemek maksadı ile yapıldığı için tamamen küfürdür. Türkçe Ezan ise kat’iyyen mekruhtur."
(Kod Adı: Irtica-906 Mehmed Akif Ersoy, s. 51)
Fevzi Çakmak:
"Mustafa Kemal Paşa atından düşmüş ve kaburga kemiklerinden biri kırıldığından ister istemez hastaneye yatmıştı. Bundan sonra da ordunun başında yalnız kaldım."
Mustafa Kemal'in 16 Ocak 1923'te Eskişehir konuşmalarından iktibas:
"Bizim şekl-i hükümetimiz ahkâm-ı şer'iyye ve dinîyenin tarif ettiği mahiyettedir"
Metnin sadeleştirilmiş hali ise:
"Bizim yönetim biçimimiz, şeriatın ve dinin belirlediği esaslara uygundur."
(Arı İnan, 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, TTK Yayınları, 3. Baskı Ankara 2018, s: 33.)
Fevzi Çakmak: "Mustafa Kemal Paşa’nın Sakarya Muharebesiyle öyle sandığı gibi yakından bir ilgisi olmadığını, geçirmiş bulunduğu bir kaza sonunda bir kaburga kemiğinin kırılmış ve hastaneye kaldırılmış bulunması(nın) onu ister istemez bu savaşın dışında bırakmış olduğunu,bu durum karşısında savaşı benim planlayarak idare etmek zorunda kaldığımı söyledim. Fakat o bir türlü söylediklerime inanmak istemiyor, yine de herşeyi yapanın yalnız ve yalnız Mustafa Kemal Paşa olduğuna, bizlerin sadece birer zavallı kukla olmaktan başka bir kıymetimizin..bulunmadığına ve bulunmayacağına inandığı için ısrar edip duruyordu."
1921'de Mustafa Kemal Paşa, Şeyh Senusi'ye gönderdiği bir mektupta İstiklal Harbini "İslam'ın kurtuluş gayesine müteveccih mücâhede" olarak tanımlamıştır.
"...halâs-ı İslâm gayesine müteveccih olan mücâhede-i hâzıranın muvaffakiyeti için dualarınızı niyaz eylerim efendim"
(Atatürk'ün tamim telgraf ve beyannameleri, s. 402, TTK, 199)