Ahh, bu sözleri unutamıyorum! Kanunlara lanet oku! Hukuk sisteminin iki yüzlü ilkelerine lanet oku. Bu dünyada var olduğu sürece kanunları lanetle. Kanunlar adalet için vardır. Doğru olanın yanında olmakla övünür.Ama kimbilir kaç kanun, adaletsizlik için kullanılmıştır! Dahası adaletsizlik, kanunlardan kim bilir ne kadar güçlü, ne kadar diktatörce faydalanmıştır!
Evet! Ve aynı zamanda, dünyanın tüm o yapmacık tavırlı ve ciddi yüzlü kanun adamlarına -beni bir şekilde kurtarabilmek için boş yere çabalayansefil avukat da dâhil- zaptedilemez bir kaleymiş gibi güvendikleri o “kanun” denilen şeyin güçsüzlüğünü göstermeyi başaracağım.İki kelimede bir kanıt, kanıt diye aranıp duruyorlar. Kanıt olmazsa adaletsizliği cezalandıramazlar. Üstelik kanıta benzer bir şeyler bulduklarında, kanunlardan aldıkları o büyük özgüvenle -kaç kişi olduğu fark etmez- insanları ölüme yolluyorlar. Acaba onlar için hazırladığım bu muhteşem senaryoyu anlayabilecekler mi? Kanun adamları! Asıl şimdi gerçeği söylüyorum: Sizler, masum bir adama idam cezası verdiniz. Ben bütünüyle suçsuzum.
Bu ülkede bu tür insanlarla karşılaşmak pek nadirdir. Sefalet ve zorluklar diğerlerinin hafızasını kötü etkiliyor olabilir. Geçmişle, çoğunlukla bir tür miskinlik halinde yüzleşirler. Ne yapacaklanı bilmeden, geçmişi garip bir gülümsemeyle başlarından savarlar. Sanki dedikodu ya da kulaktan dolma şeylermiş gibi, kendi tecrübelerine karşı ilgiden yoksundurlar. Parça parça hatırlarlar, bunların da genellikle yaşadıklarıyla bir ilgisi yoktur. Katlandıkları onca şeyi ifade etmek için bir iki cümle yeter. Zaman zaman gençlerin bu insanlarla, ''Yaşlanınca köpek gibi yaşamaya başlarlar," diye alay ettiklerini duyardım.
Gelecek nesillere iyi şeyler bırakmak gerekiyordu. Annem bu sözü duyunca bir kahkaha attı ve gizlice bana dedi ki: ''Baban da gençken dedene böyle söylermiş." Kendi kendime, babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki.