Mutsuz olduğum kadar mutluyum

Baba yaşamanın amacı var mıdır?' dedim. Sözü nereye vardırmak istediğimi anlıyorsunuz, değil mi? Baba, yaşamayı sürdürmen için bana bir tek neden gösterebilir misin? En kısa sürede yok olman daha doğru olmaz mı? demek istiyordum. Ama onun gibiler, ince imaları kavrayamaz. Şaşırdı, gözleri yerinden uğradı, suratıma bakakaldı. Yetişkin insanların o gülünç şaşkınlığından nefret ediyorum. Sonunda ne dese beğenirsiniz? 'Oğlum, yaşam boyunca amaçlayacağın şeyi kimse veremez sana, amacını kendin belirlersin,' dedi.
Sayfa 117
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"...Çünkü sosyalizm yalnız işçilerin ya da dördüncü dedikleri zümrenin sorunu değil, daha çok zındıklık, tanrısızlık; yerden göğe yükselmek için değil, göğü yere indirmek kastıyla inşa edilmiş bir Babil Kulesidir."
Sayfa 28
Puan vermedi·216 syf.·
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Yaşar Kemal
8.6/10 · 15,7bin okunma
Tüm bunların üzerinden on yıl geçti. Hanna’nın ölümünü izleyen yıllarda, o eski sorularla eziyet çektirdim kendime: Hanna’yı yadsıyarak ona ihanet mi etmiştim; ona borçlu mu kalmıştım; onu sevmekle bir suç mu işlemiştim; ondan na­sıl kurtulur, nasıl kopabilirdim ve bunu yapmalı mıydım? Zaman zaman Hanna’nın ölümünden sorumlu olup olma­dığımı sordum kendime. Bazen de ona öfkelendim, ona ve onun bana yaptıklarına. Ta ki öfke yatışana ve sorular öne­mini yitirene dek. Ne yapmış ya da yapmamış olursam ola­ yım, onun bana yaptıklan ne olursa olsun: Bu benim haya­timdi işte. Hanna’yla yaşadıklarımı yazma fikrini, onun ölümünden kısa bir süre sonra geliştirdim. O zamandan bu yana hikâye­miz kafamda defalarca yazıldı; her seferinde biraz daha fark­lı, her defasında yeni imgeler, yeni olaylar ve fikirlerle. Bu yazdığım hikâyenin pek çok değişik türevi de var yani. Doğ­ru hikâyenin bu yazılmış hikâye olduğuna ilişkin tek temi­nat, diğerlerini değil de, bunu yazmış olmamdır. Hikâye bu biçimiyle yazılmayı istedi, diğer türevleriyle değil. Önceleri hikâyemizi, ondan kurtulmak için yazmak isti­ yordum. Ama anılar izin vermediler buna. Ardından hikâye­mizin, parmaklarımın arasından nasıl kayıp gittiğini fark et­tim ve onu getirmek üzere yazmak istedim, ama anılar, böy­le bir amaç için de çıkmadılar kovuklarından. Yıllardır ken­ di haline bırakmıştım hikâyemizi. Onunla barışmıştım artık. Ve geri geldi: birbiri ardına, tüm ayrıntılarıyla, bütünlenmiş, tamamlanmış ve beni artık hüzünlendirmeyen bir hedefe yönelmiş olarak. Ne hüzünlü bir hikâye, diye düşünmüş­tüm uzun zaman. Şimdi mutlu bir hikâye olduğunu düşün­ düğüm sanılmasın. Ama artık onun hakkını verdiğimi, ayrı­ ca hüzünlü mü, yoksa mutlu mu olduğunun hiçbir önem ta­şımadığını düşünüyorum. En azından öylece aklıma geliverdiğinde
Sayfa 187·Kitabı okudu