Dünyaya ilk gelişiimiz degil bu
Yüz binlerce yıl önce
Bir de taş devrinde gelmiştik
Senin için vahşi hayvanlar vurmuştum O zaman Pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna
Nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım Nasıl hatırlamazsın o zaman da gökyüzü bu kadar mavi
Ormanlar yemyeşildi
O zaman da yalnız karanlıktan korkar
Güneşi Tanrı bilirdik
Bunca yüzyıldır
İnan
Hiçbir şey degişmedi yeryüzünde
Belki biz değiştik.
Sevgilerimizi soyleyemez olduk
Goremez olduk nice giizellikleri
Yalanı öğrendik
utanmayı öğrendik
inandık sonraları
Bütün yaratıklardan üstün oldugumuza
SANA BiR TANRI GETiRDiM
Hani o iki kişilik dünnyalar bizimdi
Hani sen iyiydin
Halden anlardın
Hani sen git demeyecektin bana
Ve ben her şeye rağmen gelecektim
İçimde bir umut
Ellerimde olgun meyveler
Dünya nimetleri
Gözlerimde yanıp yanıp sönen bir pırıltı
Ama ne sen gel dedin
Ne de ben gelebildim her şeye rağmen
Aşkımız ayrılıklarla başladı.
Köpükten bir çaIkantıydı içimizde zaman
Ne yana baksak denizdi, maviydi, ışıktı
Sonra bir çaresizlikti zifir
Akıntıya kapılmış gemiler gibiydik