Bu incelemeyi İran'dan, İran'ın Tebriz şehrinden yaptım. Gelirken yanımda Serkan Aslan'ın Tango Kokusu isimli kitabını getirdim. Çünkü Serkan Aslan Tebriz'de başlayan, İstanbul'a uzanan bir sürgün hikayesini yazmış. Tebrizli bir aile İstanbul'a geliyor, İstanbul'da yaşıyor ve orada yaşadıklarını oldukça güzel bir kurguyla Serkan Aslan kaleme almış. Ben de kitaptaki karakterler üzerinden ilerlemek istiyorum.
Serkan Aslan kitabı Alemşah isimli bir kızın ağzından anlatıyor. Burada yazarı hemen tebrik etmek istiyorum. Sonuçta yazar erkek ama bir kızın ağzından yazmış, bunu Stefan Zweig da çok iyi yapar. Yani o kadın karakterleri sanki onların ruhuna girmiş de anlatıyormuş gibi anlatır. Yazar bunu gerçekten çok güzel yapmış. Alemşah İstanbul'a gelir, yeni bir ülkededir. Her ne kadar aynı millet, aynı dil olsa da farklı kültürlerde yetişmiştir ve o yüzden İstanbul'da biraz zorlanır. Ve Omega karakteri yani hikayemizin aslında baş karakteri de diyebiliriz ona. Aykırı bir tiptir, marjinal bir tiptir. Ne alaka şimdi İstanbul'da kimin ismi Omega ki diye soracak olabilirsiniz. Bunu, kitabı okuduğunuzda kendiniz orada göreceksiniz.
Keman çalar, sanatla ilgilenir, sevgi dolu birisidir ama aykırıdır, protesttir. Farklı bir tiptir. Yazarın bu Omega karakterini okurken sanki yazarın kendi hayata karşı duruşunda, tavrında birçok nokta yakaladım. Aslında yazar kendi karakterinden, kişiliğinden, hayata karşı, sosyal, siyasi olaylara karşı duruşundan birçok izi Omega karakteri üzerinden vermiş. Ve tabii ki Tebriz'den gelen bu ailenin bir de babası vardır, Enver Bey. Bütün babalar gibi ailesini korumak, kollamak, geçindirmek ve onları kaçtıkları Tebriz şehri geldikleri İstanbul'da korumak, kollamak ve onları güvenli bir şekilde yaşatmak Enver Bey'in en çok istediklerinden biridir.
Enver