Bilerek, bilmeyerek, herhalde hayatımda muvaffak olmuştum. Fakat eriştiğim şey neydi? Bu acayip, birbirini tutmaz kalabalıkta canım sıkılmaktan başka elime ne geçmişti?
Hiçbir şeyin birbirini tutmadığı ve her şeyin en şaşırtıcı şekilde birbirine bağlı olduğu bir dünyada, bilmediğimiz bir yerde kopan fırtınanın getirdiği enkazdan yapılmış bir panayırda imişim gibi yaşamaya başladım. Bu fırtına nerede kopmuştu?
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu, insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
"... ülkemiz, kapıları bir açılsa içinde kimsenin kalmayacağı veya silah zoru olmasa kimsenin gönül bağını sürdürmek gibi bir endişe duymayacağı arazi parçalarına dönüşmek üzeredir."
Sayfa 6 - Semih Eryıldız - Yerel Yönetimde Yeniden Yapılanma kitabından