Okumayı öğrendiğinden beri okuyor, çok yazıyor, çok araştırıyor, çok seviyor, ayrıca kahveye ve kahve kültürüne tutkulu, huzuru sever, yağmuru sever, kitapları sever, kitap ve yağmur kokusunu ekstra sever.
Öncelikle kitabı aşırı beğendiğimi söylemek istiyorum. Eminim ki hayatımda iz bırakan kitaplardan biri oldu ve hep de olmaya devam edecek. Kitabı okurken hayatın stresi ve kaygısından kurtulduğumu, aşırı rahatladığımı fark ettim. Sanki kendi evrenimde değildim ve Zeze'nin mahallesinden biriydim ve onları izleyip, seven bir ailenin çocuğuydum. Açıkçası epey tatlı bir karakterdi ve kendisine çok ısındım. Düşüncelerini okumaktan çok keyif aldım. Bir çocuğun aklını bu kadar iyi yansıtabilecek yazar sayısı bence azdır. Okumayan herkese kesinlikle tavsiye ederim. Ben iki defa okudum ikisinde de fazlasıyla keyif aldım.
Birkaç yıl sonra, bu tür sahneler akıllarına geldiğinde kendilerini hiç anlayamazlardı. Çünkü bir süre, daha önce bahsedilen halk ilgisindeki değişim gelip çatmıştı. Bir gecede oluvermiş gibiydi; bunun derin sebepleri olabilirdi ama bununla kim uğraşacaktı. Her halükarda pohpohlanmış açlık sanatçısı kendini bir gün terk edilmiş buldu. Eğlence peşindeki insanlar onun yanından geçip gitmiş, başka bir eğlencenin peşine düşmüştü.
Güzel kitaptı fakat abartıldığı kadar iyi olduğunu düşünmüyorum. Bazı kısımları yaşamımızdaki farkındalığımızı arttırıyor tabi onu es geçemem. Çeşitli noktalara çok güzel değinmiş ve ne tür olmamız gerektiğinden ziyade, bazı kısımlarda bence ''nasıl zorla bu hale getirildik'' şeklinde ilerliyor kitap. Dediğim gibi bence mükemmel değil ama tabi ki de bu tarz bir kitap okumak isteyenlere öneririm.