Okumayı öğrendiğinden beri okuyor, çok yazıyor, çok araştırıyor, çok seviyor, ayrıca kahveye ve kahve kültürüne tutkulu, huzuru sever, yağmuru sever, kitapları sever, kitap ve yağmur kokusunu ekstra sever.
Kitap genel olarak çok güzel ve akıcıydı. Son hikayesi zaman zaman bazı yerlerde sıksa ve kendini tekrarlasa bile gayet iyiydi. Kitaba adını veren ilk hikaye direkt mükemmel diyebilirim. Franz Kafka burada olayı çok net ve kısa olarak okura aktarıyor, bunu çok da güzel başarıyor. Ana teması haricinde de her okura farklı düşünceler ve heyecanlar yaşatan kısacık bir hikayeydi. Sadece baştaki hikaye için bile kitabı gayet sevdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim ve okumanızı tavsiye ederim.
İki hikayeden oluşan, kısa ve başlarken heyecan veren, sonra fazla bilimsel kargaşa ile beni boğan, sıkılmama sebep olan bir kitaptı. En azından kısa olması bu konudaki eksiğini kapatıyor. İlk hikayeyi gerçekten beğendim ve verdiği mesajlar da tatmin ediciydi. Ancak ikinci hikayeden neredeyse hiç keyif almadığımı söylemeliyim. Başları fena olmasa bile sonradan aşırı bayıyor. Balonun hava durumu, mekanizmasının nasıl çalıştığı, ayın yörüngesi, eksen, ekvator vb. derken kitabın bütünlüğü bozuluyor ve bence kurgunun fazla dışına çıkıyor.
Yazar ufak ve kısa hikayeleri bir arada toplayıp, okuyucuyu sıkmadan farklı konulara ve temalara yönlendirip canlı tutuyor. Bazı kısımları hayal gücünün ötesinde saçmalıklar içerse bile ben okurken gayet keyif aldım. Kısa ve güzel bir kitaptı. Ayrıca kış aylarında yağmurda, pencere kenarında çok güzel gittiğini söylemem gerekiyor. Çoğu kitap bu konuda hoş olsa bile, gotik romanlarda farklı bir haz alıyor insan.