Puan vermedi·184 syf.··
2026 20. kitabı
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Puan vermedi·704 syf.··
2026 22. kitabı
*Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·430 syf.··
2026 24. kitabı
Belki üstümüzden bir kuş geçer *Oruç Aruoba* [1947-2020] felsefeci, yazar. Sözleri çok derin, sade ve düşündürücü. İşte en bilinenlerinden birkaç tanesi: *Hayat ve Varlık Üzerine* - *"Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz."* - *"Var olmak, yok olmaya karşı koymaktır."* - *"İnsan, kendi kendinin tanığıdır."* *Dil ve Düşünce Üzerine* - *"Sözcükler, düşüncenin evidir."* - *"Anlamak, aynı yerde durmaktır."* - *"Söyleyemediğimiz, biziz aslında."* *Zaman ve An Üzerine* - *"An, zamanı delen noktadır."* - *"Geçmiş diye bir şey yoktur. Hep şimdi vardır."* - *"Beklemek, zamanı kendine düşman etmektir."* _Yakınları_ ve _Aşkın Halleri_ kitapları sözleriyle en çok bilinenleri. Hangi kitabından ya da hangi konu üzerine söz istiyorsun?*Oruç Aruoba* [1948-2020] - Felsefeci, yazar, çevirmen. Sözleri kısa ama insanın içine işler. Dil ile düşünce arasındaki çatlaklara bakar 35ea İşte en çok sevilen sözlerinden bazıları: *Özlem, Yalnızlık, Zaman Üzerine* - *"Özlem, uzaklığın ayıramadığıdır."* - *"Özlemin varlığı, yok oluşu içindir; ama yok olamadığı için, var olur."* - *"Özlemin tek bir düşmanı vardır: zaman... Zaman, özlemin Medusa'sıdır."* - *"Yalnızca içteki yakındır; başka herşey uzak."* 80dc71e3 *İlişkiler ve İnsan Üzerine*
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Acının da, tatlının da kökü zaten evlerimizdedir.
10/10
·424 syf.·
2026 36. kitabı
"İnsanın kendini değiştirebilmesi her zaman büyük bir devrim niteliğindedir. Devrimler aniden olur gibi görünse de, aslında ortaya çıkışından çok önce başlar hazırlıklar. Öyle yavaş, öyle derinden gider ki her şey, yeraltında faaliyet gösteren gizli örgütler gibi, insanın kendinden bile gizlenirler. Kimseler fark etmeden için için kaynamaya başlayan bir yanardağ gibidir o. Lavlar püskürmeye başladığında artık hareket kendini tamamlamış ve tanımlamıştır. Ne mutlu o devrimi kendi hayatında yapabilenlere..." Gülseren Budayıcıoğlu kalemini çok sevdiğim yazarlardan ve bu kitabı da yine şaşırtmadı. Kitabın ana kahramanı olan Ayşa isimli hastasının Kırmızı Odaya gelme sebebi derinlemesine anlatılıyor. Ayşa'nın görünürdeki problemi, herhangi bir sıkıntı anında pelerin takarak dönmeye başlaması...Bu problem ise çocukluğundaki travmadan kaynaklanıyor ve bu travmadan sonra başına gelen her sıkıntıda dönerek kendini koruyabileceğini düşünüyor. Pelerini ise onun en büyük kalkanı olmuş. Kitap Ayşa'nın çocukluğundan itibaren başından geçen olayları anlatıyor. Bu olaylar arasında gizlenmiş sırlar da var tabi. Okuyucu olarak şaşırdığım ve etkilendiğim o kadar çok detay oldu ki...Ayşa'nın ailesi, çocukluk aşkı Ali, hikayeyi farklı noktalara getiren Doğan... Yazılanların gerçek hikayeden alınmış olması yüreğimi sızlatsa da benzer problemlere sahip olan kadınlara cesaret vermesi açısından faydalı buldum. Kitabın başından beri Ayşa'nın hikayesinin mutlu sonla mı mutsuz sonla mı biteceğini düşündüm durdum, her bir sayfadan sonra sonraki sayfada olacakları merak ederek okudum. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Not: Psikolojik olarak çok etkileyiciydi, okumaya başlamadan önce ruhsal anlamda hazır olunması gerektiğini düşünüyorum.
Kırmızı PelerinGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20223,445 okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 127. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:32
ᥫ᭡ DuruMavii'nin kalemiyle daha önce Fırtına Zamanı sayesinde tanışmış ve gerçekten çok sevmiştim. Bu yüzden Kızıl Gece'ye de büyük bir merakla başladım ve yazar yine beni yanıltmadı. Kitap, Rozelin kan vermek için gittiği bir vakıfta bayılmasıyla başlıyor. Gözlerini açtığında ise artık bildiği dünyada değil kendisini kuralları, dengeleri ve insanları tamamen farklı olan fantastik bir evrenin içinde buluyor. Üstelik daha bulunduğu ortama alışmaya çalışırken, açıklayamadığı çok daha büyük bir gerçekle yüzleşiyor HAMİLE olduğunu öğreniyor. İşte tam o anda benim de kafamda onlarca soru oluştu. Nasıl olabilir?Bu çocuk kimden?Rozelin böyle bir geçmişi yokken bütün bunlar neden yaşanıyor?Kitabın en büyük merak unsurlarından biri de tam olarak bu. Bir yandan taht mücadeleleri,veliaht meselesi, güç savaşları ve bitmek bilmeyen entrikalar yaşanırken, diğer yandan Rozelin bu karmaşanın ortasında hem hayatta kalmaya hem de başına gelenleri anlamlandırmaya çalışıyor.Bu yolculukta karşısına çıkan Biran ise kitabın en dikkat çekici karakterlerinden biri. İlk andan itibaren gizemini hissettiren, ne yapacağını asla tahmin edemediğiniz, zaman zaman güvenmek istediğiniz ama bir o kadar da temkinli yaklaştığınız bir karakterdi.Onun olduğu sahneleri ayrıca keyifle okudum. Kitapta en beğendiğim noktalardan biri ise fantastik evrene geçişin çok başarılı işlenmiş olmasıydı.Bazı fantastik kitaplarda yeni kurulan dünyaya alışmak zaman alabiliyor ya da okurken kopukluk hissedebiliyorsunuz.Burada ise öyle bir durum yaşamadım. Yazar o geçişi ve kurduğu evreni oldukça doğal bir şekilde aktarmış. Ne gereksiz ayrıntılarla boğuyor ne de okuru boşlukta bırakıyor.Sayfalar ilerledikçe evreni tanıyor, karakterlerle birlikte siz de o dünyanın bir parçası oluyorsunuz. Açıkçası hem merak duygusunu
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026210 okunma
Korkunun Gölgesinde Değil, Yalnızlığın Sessizliğinde
10/10
·232 syf.·
2026 70. kitabı
Bazı kitaplar okunduktan sonra hatırlanır; bazıları ise okuma eylemi sürerken insanın zihnine yerleşmeye başlar. Lanetli Tavşan benim için ikinci gruba ait bir eser. Bu kitabı yalnızca "tuhaf" ya da "korkutucu" diye nitelemek, denizin kıyısını görüp derinliğini inkâr etmek olur. Çünkü bu öyküler, korkuyu bir amaç olarak değil, insan ruhunu açan ince bir neşter olarak kullanıyor. Kitabı okurken zihnimde sürekli aynı benzetme dolaştı: Bu eser, camdan yapılmış bir labirenttir. İlk bakışta çıkışın her yerde olduğunu sanırsınız; oysa ilerledikçe asıl engelin duvarlar değil, kendi yansımanız olduğunu anlarsınız. Her öykü, okuru dış dünyadan biraz daha uzaklaştırırken kendi iç sesine yaklaştırıyor. İşte kitabın gerçek başarısı burada saklı. Bana göre Lanetli Tavşan, canavarların değil, yalnız insanın alışma yeteneğinin kitabıdır. Çünkü insan, en büyük acılara bile zamanla alışabiliyor. Yazar bunu anlatırken doğaüstü olayları kullanıyor; fakat asıl doğaüstü olan, karakterlerin yaşadıkları dehşeti sıradanlaştırmalarıdır. Bu yüzden kitap boyunca korktuğumuz yaratıklar değil, insanların onlarla yaşamayı öğrenmesi oluyor. Dikkatimi çeken en önemli yönlerden biri de öykülerdeki sessizlikti. Bu sessizlik, kelimelerin eksikliğinden değil; söylenemeyenlerin ağırlığından doğuyor. Karakterler konuşuyor ama çoğu zaman cümlelerinden daha yüksek sesle susuyorlar. O suskunluk, sayfaların arasından taşarak okurun zihnine yerleşiyor. Kitap bittiğinde olayları değil, o sessizliği hatırlıyorsunuz. Eserin dili gösteriş peşinde koşmuyor. Sanki yazar, sözcükleri parlatmak yerine onların pasını korumayı tercih etmiş. Bu nedenle anlatım, cilalı bir mermer gibi değil; çatlakları görünen eski bir taş duvar gibi duruyor. Tam da bu yüzden inandırıcı. Çünkü hayatın kendisi de kusursuz değildir. Kitabın
Lanetli TavşanBora Chung · İthaki Yayınları · 20233,585 okunma