Fâni olan fâniye değil yalnız bâki olana sığınmalıdır.Yalnız ondan medet ummalıdır. Aksi halde ne bu dünyada itibarları olur ne de öte dünyada.
Alıntı
Her yıl 17 aralıkta düzenlenen Şebi Arus törenleri bir düğün gecesidir 17 aralıkta güneş batması ile rast makamında tok ve gür sesli biri yumuşak tonda Ya Hz Mevlana hak dost diyerek geceyi başlatır
Bütün ölümümüz edebi bir düğündür diyen mevlana fani olandan baki olana geçer cenazesinde her dinden binlerce insan vardır oğlu sultan veled babasını o övülmeye değer padişah diyerek tarif eder
Mevleviler için sema kalbi gafletten uyandırmaktır kalbin uyanışı ile sevinç hüzün ve korku uykusundan uyanır ve harekete geçer bu manevi diriliş Semazen hak yolunda yürüyeçeğine inanır
Mevlevilik Mevlana yolunda yürüyenlerdir tasavvufta rolleri büyüktür hoş görüye güzele inanıp fani olanı terkedip baki olana bağlanmaya inanırlar Allah için yapılan mücadelede ise pes etmek yoktur
Mevleviliğin temelleri Mevlana zamanında yapılan sohbetler ile başlar mevlananın ölümü ile posta oturan oğlu sultan veled tarafından geliştirilerek devam eder kin ve düşmanlık değil dostluk affetmek vardır
30 Eylül 1207 de horasanda doğan Mevlâna ölümü için şunları der dünyadan ayrıldığıma üzülüyorum sanma sakın öldüğüm için bana ağlama o vakit benim ayrılık vaktim değil kavuşma vaktimdir
Su koruk içinde ekşidir fakat üzüme gelince tatlılaşır güzelleşir sonra küpün içine girince acır haram olur sirke olunca ne güzel katıktır
Mevlâna
Suyun içine kan damladı suyun içine tuz düştü diyerek haykırıyordu Konya halkı o gün Mevlânanın elinde kan vardı dostunun ölüsüne kapanmıştı veyl sana konya halkı veyl sana dünya ahalisi durgun denizde yüzemediniz suyu ekşittiniz temiz olanı kirlettiniz diyordu ne güzeldi onların dostlukları ancak insan nedenini kimse bilmez menfaatine dost güzelliğe düşmandır öğüt verenler nasihat edenler her zaman kerbelâda çarmıhlarda katledildi Şemsede dostlarının gönlü bir gül bahçesi oldu tek bir muhabbete düşman olan Konya ahalisi ise muhabbeti kıskandı Mevlânanın dilini çalan neyin sesini anlamadılar halbuki iki Allah dostu bizi hicretler ülkesine götürür gene o gün iki dost sohbet meclisine Allah Tealanın izzetli dergahına misafir olmuşlardı fakat düşmanın oyunu iki dostu birbirinden ayırmaktır o gün şems beyaz bir kefen içinde Mevlanaya beni çağırıyor Mevlâm diyerek yerinden kalktı ve şeytanın kiraladığı yedi insan şemse 7 hançer soksada o 7 hançer Şemse bir gül darbesi olarak şehadeti kazandırmıştı şehadetin kutlu olsun ey ay yüzlü insan diyerek Mevlâna ölümü sadakat ve şükrederek karşıladı çünkü sevgilisi şebi arus vuslat vaktini elde etmişti asıl sevgilisine kavuşan Şems Şehadet getirdi şu sözleri etti"Allah dilediğini yapar, her şey onun hikmeti eseridir!” diyordu Yolun açık olsun Allah Teâla şehadetini kabul etsin
Bazen bir uçurum kenarı.
Bazen bir mezar başı.
Yaseminlerin içinde.
Gözlerim kapalı.
Bazen dalgalar içinde.
Bazense buğday tarlasının ortasında.
Belkide kedilerin yanında.
Bekliyeceğim seni.
Seninle birlikte.
Mısır'la nasıl alay ettiğimi, aralarında gösterdiğim belirtileri sen de çocuklarına, torunlarına anlat ki, benim RAB olduğumu bilesiniz.”
Kitabı Mukaddes
İnsanlar hiç mi akıllanmayacaktı; Yaşanan onca deprem, tufan, çekirge seli, insanın hiç aklını başına getirememişti ne yazık! Ne acınacak bir durum gece saat 3'tü istanbulda artçı sarsıntılar başlamıştı umulurki bu göz yaşları son olur. Gece yarısı en son uyarıda gelmişti insanların tüm birikimlerini yatırdığı o evler kaçak bina yapanlar, malzemeden kaçıranlar sayesinde tüm umutlar bir günde yok oldu. Asiye Hanım kalk bey kalk bütün İstanbul bir günde yok oldu Harun bey bir anda o sarsıcı deprem ile bir köşeye yıkıldı çocuklar enkaz altında imdat çığlıkları atıyor,Allah Teala sizi uyardım ancak beni dinlemediniz çalmayacaksınız diyen ve sizi uyaran bendim siz iman etmediniz,inkâr ettiniz.Mısırda yaşananlar size ibret olmadı mı ? Bu yaşananları anlatın ve hatırlayın sizler benim Rab olduğumu bilip iman etmedikçe her musibet yeniden başlar,tekrar yaşanır diyordu Harunun elinde bir değnek vardı Ey Harun işaretimle birlikte yürü yeni bir düzen kuracaksın ve imanın hakim olduğu bir dünya kuracaksın yerler cesetler ile doluydu ben ölmem diyen nice kişi can vermişti tek bir ol emri ile çoğu bebek ise melek olup gökyüzüne uçmağa varmıştı hele istanbulda bir amca vardıki enkaz altında kızının elini tutmuş hiç bırakmamıştı ve birlikte Allah kapısına varmışlardı tinleri kut bulsun ölümleri şebi arus ve bayram olsun inşAllah
De ki: “Bize, Allah’ın bizim için yazdığından başkası asla isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Öyleyse müminler yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.”
insan ölümü tabii görmeye sınandığı ve ölüme yaklaştığını hissettiği anlarda mı başlıyor? tabii olan ölüm geride bırakacaklarımızdan dolayı mı ürkütüyor? bizim olmayan bir dünya ve bedende yok olmak için yaşarken her şeyi çok sahiplenmek ve birgün anlamsızlaşacağını unutmak… sevdiklerimizi sık hatırlamalı ve sormalı. bir gün her şey anlamsızlaşmadan… resulullah, kuşu vefat eden çocuğa taziyeye gidiyor; islam o kadar narin ve zarifki, iman etmek ruhu arşa çıkartıyor. ölüm hem her şeyi anlamsızlaştıran hemde tüm yaşanılanları anlamlı kılan. öyle ki iman temelli ilişkiler daha derin ve daha anlamlı, hz. ebubekir ve hz. muhammed dostluğu bana hep çok derin ve huzurlu gelmiştir. daima destek ve dayanak… arkada bıraktıklarından endişe eden insanoğlu böyle bir dostlukta önce Allah’a sonra da dostuna emanet edeceğini bilir. ölümü coşkulu kılanda Allah ile olan o dostluk… Allah’a dost olduktan sonra ona kavuşmak ne büyük ikram. hastalıklar, dertler, üzüntüler bastığında yüreği, dosta yakınsın dermanındır dost.
elbet bu dünya hayatında da dostlar edinecek, sevecek ve sevileceğiz. resulullah’ın ahlakı ve imanı için çabaladığımız kadar dostluğu ve merhameti için de çabalamalıyız. nitekim bunca okumalarımın sonucunda ben hz. muhammed’in imanı tevazu ve vakardan beslendiğini bunları vefa duygusu ile harmanladığında arşa çıkardığını gördüm. peygamberin insan olmasının sebebi bizim onu ilham almamız ise şüphesiz sert dilli olsa etrafından herkesin kaçacağı biri olmak yerine daima adaletle orta yolu bulan ve barışçıl olup düşününce insanı pamuk gibi yapan resulullahdır. allah’a kul peygambere komşu olacağımız dostluklar için… önce