Cenab-ı Hak senin ibadetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibadete muhtaçsın, manen hastasın. İbadet ise manevî yaralarına tiryaklar hükmünde olduğunu çok risalelerde ispat etmişiz. Acaba bir hasta, o hastalık hakkında, şefkatli bir hekimin ona nâfi' ilaçları içirmek hususunda ettiği ısrara mukabil, hekime dese: "Senin ne ihtiyacın var, bana böyle ısrar ediyorsun?" Ne kadar manasız olduğunu anlarsın.
Vaktin beli bükülmüştü, gün başını secdeye koymuştu. Her şeyin kaderinde sona gelince eğilmek vardı. Meyve olgunlaşınca dallar, nefis olgunlaşınca insan eğilirdi. Sevmediğim tek eğiliş, insanın kendi nefsine ve başkasına eğilmesiydi.