sen henüz yaşarken ölmeden önce
son nefesinde keşke şöyle yapsaydım deme
aklını başına toplamak elindeydi
yüreğini pekleştirmek zaten elinde
söyle
diriye soyluya düzenliye özenip
kötü viran bozuğa gücenemez miydin
güzelle çirkini yalanla gerçeği tartacak terazi
yaşarken elindeydi
insan yaşarken varır bir ölmezliğe.
henüz yaşarken, bu efendi umut
karanlık günlerin aydınlığa döneceği
sakın tavsama sakın yüksünme
insanın yarası sağken iyileşir
sağken omuz silkersin bunca engele
bu dünya sultan süleyman'a kalmamış;
ama size kalacak.
olur a, sultan süleyman bilememiş işini;
ama siz bileceksiniz.
şöyle sizinle beraber üç beş kişi;
öte yanı kördöğüşü.
bir gün yaşamışsınız, ömrünüze bereket;
akşam olmuş kendiliğinden;
bir konağınız var dayalı döşeli;
kapıda arabanız, oda oda mutluluğunuz;
kadehte kuş sütü var, tabakta minare gölgesi...
biraz da aşk masalı ekleyin bu düzene;
eklediniz mi?
oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!
güzeldir tabii.
yaşamak istiyorum
yaşamak istiyorsun
yaşamak istiyor
böyle şiir olmaz, diyeceksin; biliyorum.
ama böyle dünya olur mu?
böyle barış olur mu?
böyle hürriyet olur mu?
böyle kardeşlik olur mu?
biliyorum ki, katlanıver, diyeceksin;
ama böyle de yaşamak olur mu!