asdfg 2

asdfg 2
@asdfg_2
kurgu°xārici qırā^et, tilâvet, müţāla`a, tetebbu|| ayrukca ve me`an insân ve lisân havlinde mebâhıiš || dâstânî ve rivaayî için 1000kitap.com/asdfg_1 |
2 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
islâm-türk düşmanlığı, ideolojisizlik
x.com/kayipmedeniyet ​Teoman Duralı hoca, Cumhuriyetin kuruluşunda İslam düşmanlığının yanında Türk düşmanlığının da sezilebildiğini anlatıyor: “1920lerde olağanüstü bir değişim, görülmemiş bir dönüşüm söz konusuydu. Osmanlının bin yıla yakın geçmişinde oluşmuş bir kadro geleneği vardı. Bu kadro geleneği, önceki Türk devletlerinden gelen bir havadır. (…) Cumhuriyet kuruluşunda bu kadrolar önemli ölçüde lâğvedilir. İslâm düşmanlığının yanında adeta bir Türk düşmanlığı da sezilebilir. Bu bilinçli mi, bilinçsiz mi, bir şey söyleyemem, fakat ortada böyle bir durum söz konusu. Cumhuriyetle birlikte yeni kadrolar yetiştirilmeye başlanıyor. Bu kadrolar, eskilerdeki olduğu üzere, Müslümanlığa dayalı değildir. Müslümanlıkla dopdolu bir kültürden koparılmış bir kadrolaşma hâdisesi karşımıza çıkıyor. Bunun için bütün orta ve yükseköğretim kurumları baştan ayağa değiştiriliyor. İlk tırpan yiyen de, Türkiyenin ilk ve en eski yükseköğretim kurumu İstanbul Üniversitesidir. Darulfünundan İstanbul Üniversitesine dönüşüyor ve adam bulamadıklarından, öğretim kadrosunu sağlayamadıklarından, Almanyadan hoca getiriyorlar. İnsancıllığımızdan, onu bunu, yani Yahudileri Nazi zulmünden kurtarma derdinden değil, sırf o boşluğu kapatacak insanlara ihtiyaç duyulduğundan. Alabildiğine Yeniçağ Avrupa kafası pompalanmaya başlanıyor. (…) Bu kadrolar nasıl yetişecekti? Din olmadığına göre, dinin yerine geçecek bir anlayışın yerleştirilmesi gerekiyordu. Hayata uygun olmayan felsefe-bilimi, hayata uygulamaya kalktığınızda çok büyük arızalar ortaya çıkıyor. Çok kısa bir biçimde söyleyecek olursam, hayata uygulanan felsefe, ideolojidir. Mustafa Kemal döneminin en büyük derdi, ideolojisizlikti. Felsefe-bilim meydana getirecek insanımız yoktu. Bunun sonucunda da herhangi bir ideoloji yapılanması
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Batı, modern kültürü temsil eder ve geri kalanı sözde premodern kültürlere ait olup, yalnızca üç seçeneğe sahiptir: Sömürgeleşme, asimilasyon veya yok edilme.” Haccac Ali, Seküler Aklın Haritası s.74 ------------------------------------------ Batı çağdaş ve modern bir toplum olarak diğerlerini yönetmeye, yönlendirmeye, adam etmeye ve sömürmeye doğal olarak HAK sahibidir. Çağdaşlığa ve modernliğe henüz TAM olarak ulaşamamış ülkelerin sömürülme, yönlendirilme, asimile edilme, yozlaştırılma hatta yok edilme HAKLARININ normalliği gibi. Bakın FİLİSİTİN'E hadiseyi görün diyor sanırım.
Sayfa 55
"Lisede Sophokles okuduk, klasik Türk sanat musikisine sövmeyi, Divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayımladığı kötü çevrilmiş batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki Sinan, Leonardo'dan önemsiz; Mevlânâ, Dante'den küçüktü; Itrî ise Bach'ın eline su dökemezdi. Aslında kültür emperyalizminin ilmiğini kendi elimizle boynumuza geçiriyorduk, ulusal bileşim arama yerine hazır bileşimleri aktarmak hastalığımız tepmişti, o kadar ki İkinci Dünya Savaşı sonrasında batılı emperyalizmin örgütlü politikasını uygulamaya kendiliğimizden talip olduk." (Hangi Batı, Attila İlhan)