aşeka

Gözleri sulandı. O karamel rengi irisler benim gözlerim dışında odada bulduğu her köşeyi dolaştı. Sevgi, gözlerinde bu vardı. Koşulsuz sevgi. Sarsılmaz sevgi. Büyük bir sevgi. Korku vardı. Kaybetme korkusu. Yenilme korkusu. Yetişememe korkusu. Endişe vardı. Onu bırakacağımdan değilse de onu bırakmak zorunda kalacağımdan korkuyordu. Fetih Yargıcı, benim tek başıma ölmemden korkuyordu. Onu ardımda bırakmamdan.
Martı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Sen kullanabileceğim bir silah değilsin, alabileceğim bir intikam değilsin.” Yavaşça bileklerimi öptü. “Sen alınabilecek bütün intikamlardan daha güzelsin ma petite.” Kaşımın hemen üzerini öptü. “Bu yüzden ben seninim; benim olan her şey de senin.”
Sayfa 360
“Seni akıl almayacak şekilde seviyorum.” “Boşuna üzülüyorsun. Sen benim karanlığımın rönesansısın. Seni, haberin dahi olmayan zamanlarda seviyordum.”
Sayfa 435
"Sadece elimi tut, artık tek başına değilsin."
Sayfa 361 - Fetih Yargıcı·Kitabı okudu
"On altı mı olsun sen şimdi?" "On yedi oldum. Bana bir hediye almalıydın." "Bir sonraki doğum gününde iki tane alırım." "Beni nerede bulacaksın, hem ben de sana hediye almadım." "Aldın, bana verilebilecek en güzel hediyeyi verdin. Beni buldun ma petite, kimsenin aramadığı bir yerde buldun. Artık sadece orada bekle, her nerede ne yapıyorsan, nasıl bir hayat yaşıyorsan... İhtiyacın olduğu zaman seni bulacağım."
Sayfa 328·Kitabı okudu