İnsan sabahtan akşama kadar bir şey bekler ama hiçbir şey olmaz. İnsan bekler de bekler. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, düşünür, düşünür, düşünür; ta ki şakakları ağrıyana dek. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız
"Zira nihayet, ferdin seciyesi, diğer fertlerle münasebetine göre değişen canlı ve mütehavvil bir şeydir ve birçok hallerde karşısındaki seciyenin makûsu olmaya mahkûmdur."
"Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazne-i efkârı vardır, yani fikir cihetinden zengindir; kimi adam da vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır, meselâ bir rençper, fakat yaptığı iş dört tuğlayı üst üste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tembel görünür velâkin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velâkin yaptığı iş sudandır. Zira birisi maneviyat ile zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile bedenle yapılan iştir. Maneviyat daima daha âlidir, vücut sefildir. Yapılan işlerin farkı da bundandır."