Ne zaman uyanacaklar dersin? Aptal bir huzurla uyuyor sersemler: Yalanların ahmak huzuruna gömülmüş, dünyanın kafalarındaki safsatalara ve ilkel hikayelere uygun olduğuna inanmanın ilkel sevinciyle uyuyorlar. Elime sopa alıp kafalarına vura vura uyandıracağım onları! Budalalar, sıyrılın bu yalanlardan, uyanın da görün!
Herkes her şeyi görüyor ve kimse hiçbir şeyi görmüyor. Bu karmaşanın ortasında biz, biri bebek beş kişi, yokuş tırmanmış gibi değil de çağlar açmış gibiyiz. Önce kahvede, sonra parkta, ardından iskelenin basamaklarında birlikte geçirdiğimiz zamanın, yaşadığımız hayatın üzerine, hissediyoruz, bir perde inmek üzere. Gözlerimizden bir perde kalkmak üzere.
sezgileri körelmiş insanlar, sadece kendi adımlarının derdinde, ulaşmak istedikleri hedefe gitme gayretiyle yanı başlarında olup biten onca şeyi görmeden, hiçbir şeyi görmeden, kör gibi, akılsız gibi, kötü gibi sadece kendilerini düşünerek, ilerliyorlar. yoksa geriliyorlar mı?