Çünkü insanlar büyüğe karşı, korkunca, güzele karşı gözlerini yumabiliyorlar, ezgilere yada gönül çelici sözlere kulaklarını tıkıyabiliyorladı. Ama kokudan kaçamıyorlardı. Çünkü koku, soluğun kardeşiydi. Onunla birlikte insanların içine giriyordu, yaşamak istiyorlarsa karşı duramıyorlardı.