"İnsan gece kötü uyuyunca, ne sorduğunu bilmeden soruyor işte. Sonsuza dek sormak istiyor. Uyumamak, sormak demek ne de olsa, çünkü insan cevapları bilse uyurdu."
Genellikle herkese aynı şeyleri söylerdi: "Takma lan. Bir geldik bir gidiyoruz, gerisi yalan." Onun sözlüğünde başın sağ olsun gibi ezbere bir teselliydi aslında, ortaya kuru sıkı atardı. Yine de sonunda üç nokta bekleyen soğuk bir hayırlısı'ndan daha samimi gelirdi onun bu sözleri. Ha, onun dedikleri de bir halta yaramazdı ama kimin lafı neye yaramış ki şu hayatta?
"Kendime vereceğim bir iyi, bir de kötü haberim var. Kötü haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar iyi olmayacak. İki artı bir evde, yalnız başıma uzun yıllar daha yaşayacağım. İyi haber: Hayatımda hiçbir şey hayal ettiğim kadar kötü de olmayacak. Tek tesellim bu. Ne harikayım, ne berbat. Kibrit kutularının sırtındaki kelimeyim ben: Vasat."