Mum yandı da yüzleşme tamamlandı mı?
Puan vermedi·120 syf.·
2026 56. kitabı
Çarpıcı bir yüzleşme hikâyesi. İnsana, insanlığa; dosta, dostluğa; âşığa, aşka dair. Muhteşem. Hacminin az olmasına mukabil nefesimi tutarak okuduğum bölümleri var. Kibri sorgularken tutkuyu bu kadar incelikle anlamaya çalışmak, öldürme arzusunun küçümsemekle bağını kurmak.. Ve daha birçok duygunun başarıyla işlenmiş akıcı anlatımı. "İnsan hayatta her şeye erişebilir, dünyadaki ve etrafındaki her şeyi yere yıkabilir, hayat insana her şeyi verebilir, insan hayattan her şeyi alabilir ama başka bir insanın zevklerini, eğilimlerini, ritmini değiştiremez; ona yakın, onun için önemli biri olsa da karşısındakini bütünüyle karakterize eden başka türlülüğünü değiştiremez." Yine de öteki'ni ararız. Öteki'ni severiz.
İnsan ve Duygular
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 12:52
Eleştirilen bir kitabın yorumu ile geldim bu defa. Ama ben kitaba resmen bayıldım. Acı Ruhlar ve Kasvetli Bedenler, karanlık romantizm türünde okuduğum ilk kitap oldu. Yazardan ise ikinci kitabım. Kalemine zaten hayrandım, bu kitapla birlikte bunu bir kez daha hissettim. Karanlık ve kasvetli bir atmosfer yaratmak için karakterleri acının içinden geçirmek gerekir ve yazar bunu oldukça başarılı bir şekilde vermiş. İnanç Gürmen kalp hastasıdır ve Batu ona âşık olduğu için kendi kalbini ona bağışlar. Ancak İnanç'ın bundan haberi yoktur. Bir gün mezarlıkta İnanç'ı gören Doğu Üzeyiroğlu ise onu ilk görüşte sever. Fakat kaderin acı bir oyunu vardır: Doğu, Batu'nun abisidir ve kardeşinin kalbini taşıyan kişinin İnanç olduğunu öğrendiğinde aşk ile nefret arasında sıkışıp kalır. Zaten karanlık ve zalim bir mizaca sahip olan Doğu'nun İnanç'a yaptıklarını okurken birçok kez sinirlendim. İnsan bu kadar âşıkken sevdiğine nasıl bu kadar acı verebilir diye düşünmeden edemedim. Doğu'ya kızmak bu kitapta tamamen serbest. Ancak hikâyenin öyle bir kırılma noktası geliyor ki, Doğu'nun bastırdığı duygular birer birer ortaya çıkıyor. O karanlık adamdan tutkulu ve çaresiz bir âşığa dönüşümünü okumak oldukça etkileyiciydi. Üstelik işin en güzel yanı, İnanç'ın da yıllardır ona âşık olması. Birbirlerinden habersiz yaşayan iki âşık... Elbette her şey yolunda gitmiyor. Kader onları bir noktada ayırıyor ve ikisi de bu aşktan vazgeçmek zorunda kalıyor. Doğu'nun direnişi, vazgeçmemek için verdiği mücadele ve İnanç'ın keskin tavırları hikâyenin duygusal yükünü daha da artırıyor. Peki bütün yollar yine aşka çıkacak mı? "Ben sana kaç deniz, kaç toprak, kaç kıtayım, Doğu?" "Sen benim için haritanın kendisisin. Bir bütünsün ve asla kıtalara ayrılmıyorsun. Sayılara bölünmüyorsun. Hangi yolda yürüsem
Acı Ruhlar ve Kasvetli BedenlerŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Yayıncılık · 202474 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yazarlar ve 'Klişe' Sevdaları
6/10
·496 syf.·
2026 28. kitabı
Selam. Girişi ile beni büyük bir beklenti içine sokup ilerledikçe hayal kırıklığına uğratan o kitaplayız bu gün. Hemen konuya geçiyorum. Köprü Krallığı politik entrikalar, casusluk ve düşmandan aşığa temasını merkeze alan bir fantastik roman. Hikâye, dünyayı ikiye bölen büyük bir fırtına denizinin ortasında bulunan Ithicana etrafında şekilleniyor. “Köprü Krallığı” olarak bilinen bu ülke, iki kıta arasındaki tek güvenli geçiş yolunu kontrol ettiği için ticaretin merkezine dönüşmüş durumda. Bu da diğer krallıkları ekonomik olarak Ithicana’ya bağımlı hâle getiriyor. Ana karakter Lara ise Maridrina kralının kızlarından biri. Ama sıradan bir prenses değil; çocukluğundan beri kardeşleriyle birlikte bir casus ve suikastçı olarak yetiştiriliyor. Görevi Ithicana kralıyla evlenmek, onun güvenini kazanmak ve köprünün zayıf noktalarını öğrenerek krallığı içeriden çökertmek (bu görevi alma hikâyesini okumak asıl keyifli olandı). Fakat Lara düşman olarak büyütüldüğü insanların sandığından çok farklı olduğunu fark etmeye başladığında işler karışıyor. Kitabın girişini gerçekten çok sevdim. Bu kısımları konuyu anlatırken detaylandırmadım ama benim için kitap tam olarak o... Kapağına ve genel popülerliğine bakınca kafamda oldukça klişe bir romantik fantastik algısı oluşmuştu ama ilk bölümler bu ön yargıyı kırmayı başardı. En sevdiğim şeylerden biri Lara’nın kardeşleriyle olan ilişkisiydi. Böyle bir ortamda birbirlerinden nefret etmeleri, rakip hâline gelmeleri çok kolayken onların birbirlerine tutunmayı seçmesi gerçekten hoşuma gitmişti. Kitap tam da bu noktadan çok güçlü bir yere ilerleyebilirmiş gibi hissettirdi bana. Kadın dayanışması, manipülasyon altında büyümek ve aidiyet duygusu üzerinden çok daha etkileyici bir hikâye çıkabilirdi. Ama sonra kitap giderek daha güvenli
Duygu ve Düşünce
Köprü KrallığıDanielle L. Jensen · Martı Yayınları · 20221,364 okunma
Sevgililer Günü Masalı ~ SARIAH WILSON
10/10
·80 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 19:16
• Romantik • Yabancıdan Aşığa • Bağımsız seri • Yetişkin kurgu • Kısa Hikaye • Sevgililer günü • Prenses ve Prens • Saklanan Sırlar ve Gizli Kimlik ✰10/10 Sevgililer Günü Masalı Sariah Wilson 1.Kitap Kuralın İstisnası 1.Kitap İncelemesi: #274170831 2.Kitap Dünyanın En Kötü Ekürisi 2.Kitap İncelemesi: #275283367 3.Kitap Rosie ve Rüyaların Romeo’su 3.Kitap İncelemesi: #275283554 4.Kitap Tatlı Bir Kaza 4.Kitap İncelemesi: #295345224 5.Kitap Aşk ve Şans Oyunu 5.Kitap İncelemesi: #304575418
1000Kitap
Sevgililer Günü MasalıSariah Wilson · Olimpos Yayınları · 2024397 okunma
5/10
·250 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 20:48
Güzel ve Çirkin- Simon Rousseau . Güzel ve çirkin içten bir aşk sayesinde bir canavari evcilleştirip kötüyü iyileştiren bir aşığa çevirir. Peki ya bu aşk aslında sadece sağlıksız bir takıntı ve aşağılık dürtüleri gerçekleştirmek için başvurulan korkunç bir yolsa? Bu kitabın öncelikle herkese hitap etmeyeceğini düşünüyorum. Özellikle korku türünü okumayı sevmeyenler bu kitabı okuması çok zor. Ve içerisinde bulunan sahneler hassas insanları tetikleyebilir.Güzel ve çirkin kitabı iki bölümden oluşuyor. Biri güzel bölümü diğeri ise çirkin bölümü. Kitabın en başında çok kötü durumda bulunan Izabelle Dupuis'in polisler tarafından arasında geçen konuşma ile başlıyor. Izabelle ve kız kardeşleri babasının doğum gününü kutlamak için onun yanına geliyorlar. Daha sonra bir anda haydutlar gelip onları kaçıyorlar. Bu sahneden sonra ise tutsaklık sahnelerini görüyoruz. Izabelle'in babasını kurtarmak için lüks bir köşkte yaşayan Richard ile olan sahneleri okuyoruz. İlk bölümün sonlarına doğru Izabelle'in gördüğü birkaç ceset yüzünden kaçmasını okuyoruz. İkinci bölümde ise aslında gerçekten yaşanan durumları okuyoruz. Beni okurken çok fazla şaşırtmadı bu durum çünku okuduğum birkaç bilgiden sonra tahmin ettim. Sadece bir insanın bu kadar canavar ve yamyam olabilmesi beni şok ediyor. O işkence sahnelerini okurken aklıma direk Hostel isimli korku filmi geldi. Ben korku filmleri izlemeyi ve korku kitaplarını okumayı sevdiğim için o sahneler beni aşırı rahatsız etmedi. Fakat konu bakımından zayıf buldum. Detayların daha net yazılmasını isterdim. Özellikle polisin bu kadar kolay inanması ve olayın detayına inmeden kadını serbest bırakması bana hiç mantıklı gelmedi . Genel olarak kitabı begenemedim Kitaba puanım:5/10
Edebiyat
Güzel ve ÇirkinSimon Rousseau · 240 · 202623 okunma
Soygun
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 14:11
Zamanla her şey gibi onlar da bozuldu. Bir zamanlar devletin bel kemiği, düşmanların korkulu rüyası olan Yeniçeriler, git gide kendilerini güce, paraya, hırsa ve kibre kaybettiler. En büyük güç artık en büyük korku haline geldi. Öyle ki Kosova’da, Belgrad’ta, Mohaç’ta nice tarihi zaferlere imza atan Yeniçeriler’in kaldırılması tarihimizde Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) olarak adlandırıldı. İskender Pala’nın Soygun kitabı da tam olarak 1826 senesinde Vaka-i Hayriye’den sonrasında geçmektedir. Sultan 2.Mahmut büyük bir işe imza atmış ve Yeniçerileri kaldırıp yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunu kurmuştur. Hikayemiz adından da anlaşılacağı gibi bir Soygun hikayesidir. Asayişin yeni yeni sağlanmaya çalışıldığı vakitlerde dönemin en ünlü hırsızlarından biri olan Zindan Şeyhi reddedemeyeceği bir teklif alır. Kaşıkçı Elması’nın çalınması... Zindan Şeyhi bu uğurda plana uygun 5 kişilik bir ekip gerektiğini söyler ve çalışmaya her adımı hesaplamaya başlar. İlk adım ekipteki her üyenin ikna edilmesidir. Her birini tutkularıyla ikna eder. Kiminin ki aşkıdır, kiminin ki mesleki tatmin kiminin ki de kitaplardır. Tutkularla bir araya gelen bu ekip tarihin en imkansız soygunlarından birini gerçekleştirmek için bir araya gelirler. Kitap bize bir soygun hikayesini anlatırken aslında her insanın en ihtiyaç duyduğu o duyguyu temele alıyor. Güvenmek... Bir vezire, bir aşığa, bir yabancıya, bir casusa ve bir hırsıza. Güven olmadan hiçbir iş başarıya ulaşılamaz. Okurken çok keyif aldığım bu kitapta dönemin isyanlarına tanıklık ederken halkın o isyanlar karşısında çektikleri acıları ve çaresizliklerini de en derinden hissediyoruz. Kitabımız bir soygun hikayesinden çıkıp dönemin Osmanlı Portresini bizlere sunuyor. Tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olan Sultan 2.Mahmut
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,484 okunma