Sayfa sayısı 439, türü roman. Dili çok basit, uslubu çok basit. Çok kolay okunabilen bir romandı. Oldukça akıcıydı. Bende sürekli okuyup bir an önce bitirme hissi vardı. Ayrıca kitabın wattpad kitabı olduğunu da belirtmek isterim.
Kitabın konusu, bir çocuk yurdunda kalan 30 çocuk bir katil tarafından, başkarakterimizin deyimiyle bir öcü tarafından, gece uyurken damgalanıyorlar. 30 çocuk, kolunda yarasa damgası ile yaşamaya başlıyor. Aradan yıllar geçiyor çocuklar 20 - 22 yaşlarına geldiğinde katil tarafından tek tek öldürülmeye başlanıyor. Bu durumu fark eden, polisle çalışan bir gizli teşkilat, çocukları korumak için ve çocukların kendilerini savunmayı öğrenmeleri için bir tesise götürülüyorlar. Çocuklar ajanlar tarafından eğitilmeye başlıyor. Ben katilin ajanlardan biri olduğunu düşünüyorum. Serinin diğer kitaplarında göreceğiz. Bu katilin hassas noktası, vazgeçemediği, öldürmeye kıyamadığı kişi ise başkarakterimiz Yankı. Diğer adıyla Sedef. Yankı'nın cesaretini, kendinden emin oluşunu ve dobralığını çok sevdim fakat sürekli bağırması, bazen tam bir şımarık gibi davranmasını sevemedim. Aslında iyi biri, sevdiği için canından vazgeçebilecek bir karakter ama yaşadıkları onu bu raddeye getirmiş, bencil ve güvensiz bir insan olmasına sebep olmuş. Haksız yere hapis yatması, ailesi tarafından ihanete uğraması, çocukluğunu yaşayamaması, çocuk olmadan büyümesi onu bu noktaya getirmiş. Bazen ona hak vermemek elde değil.
Kitapta bu çocukların nefretle başlayan zorunlu arkadaşlıklarının, gerçek dostluğa dönmesi çok hoştu. Her daim birbirlerini koruyan, kollayan, birbirlerinin yanında olan, güven veren, gerçekten birbirlerini sevdikleri gerçek dostluk. Günümüzde böyle bir dostluğa nadir rastlanır.
Kitapta sevmediğim kısım ise yazarın kullandığı dil oldu. Bu tarz kitaplarda bu