asiva

asiva
My home in my head...!!! Bob Marley
LİSANS
Dünyada bir yer
216 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·104 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2020 16:38
İnceleme yazmayı bırakalı çok oldu ama bunu yazmayı içten istedim ve yazdım ... "Yazar sadece yazmaz. Duyar, görür ve yaşar aynı zamanda. Olanı olduğu gibi aktarmaktan ziyade, beyninin bakracında mayaladığı görüntüleri betimleyip vefakâr kâğıtların yüzüne nakşeder." Sayfa /32 Sanırım kendi kültürümüzden kendi yaşamımızdan hikayeler, anılar bulduğumuz kitapları daha çok anlamlandırıyoruz. Tıpkı kendi gerçeklerini su yüzüne vuran ağırlığı taşınamayan mayalandıkça daha çok içten hissedilen dengbejlerin stranları gibi... Herkesin içinde buruk bir çocuk yanı kalmıştır. Ve bazen o çocuk yanımızı arar dururuz başka başka yerlerde... Bazen bir öyküde Bazen bir stranda.. Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Ve her hikaye ayrı bir tat veriyor insana.. Kitapta geçen en çok sevdiğim hikayeler "Dönemediler" ve "Fısıltı".. Özellikle "Dönemediler" beni çocukluğuma götürdü çocukken aklımda kalan en canlı anıya(hüzünlü bir anı).
Biraz DolaşacağımKolektif · Can Yayınları · 201678 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 11:39
"Kelimelerin yerlerini değiştirmek çoğu kez anlamı değiştirmek demektir." Görmek kelimesi tam da burdaki alıntıya uygun olarak kullanılmış... Görmek bazen görmemek anlamına da gelebilir. Gerçeği gördüğümüz halde görmek istemezsek kullandığımız kelimenin anlamını da değiştirmiş oluruz. Görmek yazarin okudugum ikinci kitabı "evet bir nevi Körlük kitabının devami" diyebiliriz. Çünkü yazar Körlük kitabında yarattığı karakterleri bu kitabinda bir daha işliyor. Bu yönüyle yazarın farkli bir özelliğini daha görmüş oluyoruz. Körlük "beyaz körlük" Görmek "beyaz oy" Her şey ütopik bir ülkenin baskentinde yapılan yerel secimlerde baskentin secmenlerinin yüzde seksen üçünün boş oy kullanmasıyla başladı...!!!(beyaz oy boş oy demekti) Yazarin bu kitabi da körlük gibi bir anlatım tarzına sahip ve sayfalarca nokta yerine virgullerle anlatilan paragraflar var. Bu kitaptan alınması gereken bir suru ders var. Kitabi özellikle siyasilarin bakanlarin okumasi gerekir kanaatimce. Çünkü bu kitap siyasetin görmemiz gereken bir sürü kör noktalarina değinmesi bakımından önem arzetmektedir. Kitap bir sürü şeyi sorgulamanizi saglayacak özellikle bu aralar..!!! (Çok şey var da söylenecek ama...!!!) Keyifli okumalar dilerim okuyacak olanlara..
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2019 23:28
... Varlığın sırları saklı senden, benden Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben Bizimki perde arkasından dedi-kodu Bir indi mi perde, ne sen kalırsın ne ben... Ömer Hayyam “Bu roman, daha çok, sessizce katlanılan bir acının ifadesidir; kendisinin çektiği, onunla beraber hisseden ve terörün susturduğu diğerlerinin çektikleri acıların ifadesi.”   Romanla ilgili söyleyeceklerimi üç noktanin altini cizerek belirtmek istiyorum. Birincisi;  mekanların, zamanların, hatta insanların birbiri içine geçtiği bu metaforik eseri özetlemek çok da kolay bir iş değil. Bu sebeple kuvvetle muhtemel yazıyı bitirdiğinizde aklınızda hala Kör Baykuş ile ilgili çok da bir şey oluşmamış olacak. Ancak belirtmeliyim ki, kitabı alıp okuduktan sonra bunun neden böyle olduğunu da anlayacaksınız. İkincisi, kitap kapaktaki etiketinin hakkını gerçekten veriyor. Bence de ölmeden önce okunması gereken eserlerden biri. Fakat naçizane tavsiyem, kötü bir ruh halindeyken okumayın. (Hayatı zorlaştırmanın bir anlamı yok değil mi?) Üçüncü noktam ise aslında bir parantez, Behçet Necatigil’in güzel çevirisi için açma ihtiyacı hissettiğim. Necatigil bu eseri akıcı bir biçimde Türkçe’ye kazandırmakla kalmamış, ayrıca yazdığı önsözle de İran Edebiyatı üzerine adeta bir ders vermiş.   Hidayet’in eserlerinin İran’da basılıp satılması halen yasak.    Son söz: Sadık Hidayet üzgün olduğunda Tchaikovsky’nin Andante Cantabile’sini ıslıkla çalarmış… m.youtube.com/watch?v=eZFUaQx...
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,5bin okunma
9/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2019 19:40
"Bana doğru gelen hiçbir şey yoktur ki yanlış gibi de gelmesin." Montaigne Çoğumuza doğru gelip de yanlış gibi de gelen şeyler olmuyor değil... Tıpkı kitabımızın baskişisi Sami Baran'ın icinde yaşadığı ikilem paradoksu gibi. Ne yapsak ne etsek ne kadar nefret biriktirsek de içimizdeki merhameti yok edemeyiz bazen... Hele de nefreti acıyı mülteciligi yaşayan memleket hasretiyle yanan memleketsever insanlarsak bu daha da zor olur... Sami Baran işte tam da bu keşmekeşle memleketinden iltica eden bir (hasretkeş). Bu kitapta; sevgi, nefret, aşk, ait olma, kabullenme, yok sayılma, mültecilik, iltica etme, hasretlik, özlem her duygu samimi olarak işlenmiştir... Yurtlarından memleketlerinden göç etmek zorunda kalan darbe yönetimlerine boyun eğmeyen dünya insanlarına kucak açan İsveç dünya insanlik şehrinde buluşanların kitabı... Kitap gerek kitabı yazan yazarın, kendi kitabında baska yazar yaratma tarzıyla yazim bakımından da farklılık gösteren nadide eserlerden... Farklı yazım tarzı, kurgusu ve konusuyla okuru kendine çekecek olan psikolojik bir roman... Yazar; Insan ruhunda iz birakan, memleket hasretini mülteciligin zorluklarini çok iyi işlemiştir kitapta... Son olarak; ne yaparsak yapalim nereye kacarsak kacalim toprağımızı silemeyiz çünkü doğamız toprağımıza bağlı... Sürgün insan doğasına aykırıydı çünkü... Mutlu sürgün yoktu ve olamazdı.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2019 23:07
Eee ne olacak simdi ha??.. Bütün mesele genç olmamdı.. Yazarın okuduğum ilk kitabi oldu. Okumamin nedeni de ismini ilginç bulmamdi. Bir meyvayı otomatiklestirmeye kadar vardiysa insan kafası demekki gerçekten duygu dünyamız çürümüştür.. Kitabın gerek kurgusu gerekse yazım dili anlaşılır biçimde... Tabi argo anlatım tarzını benimsemesi de yazara bir ayrıcalık katmış üslup açısından... Konusuna gelince Alex ölçüsüz şiddeti kullanarak hayatı hem genç hem kadın hem de yaşlı insanlara zehir ederek kendini avutan bir egoist ergen... Bu egoist ergen ölçüsüz şiddetinin getirdiği bir suç sayesinde yakalanır ve hapse düşer. Devlet bu ölçüsüz şiddete suçlulara bir çözüm gelistirmek icin onun üzerinden insanoğlunun beynini otomatik bir duygu kontrol makinasına dönüştürmek icin Alex'in çeşitli ilaçlar ve filmlerle ruh durumu üzerinde oynayıp onun duygu dünyasını kontrol edebilen bir makinaya dönüştürüyor. Alex'in üzerinde gelistirilen bu etkiyi kullanmak isteyen siyasetciler doktorlar oluyor.. Alex'in bundan kurtulmasi o kadar da kolay olmuyor tabi... Ama kitabin sonunda yazarın Alex'in bütün yaptıklarını "Bütün mesele genç olmamdı." Diyerek haklı çıkartması pek de affedilir bir sey degildi. Herkese keyifli okumalar dilerim...
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma