"Aşk, iki yalnızlığın birbirini koruması, birbirine dokunması ve birbirini selamlamasıdır. Bundan daha büyük bir yakınlık yoktur."
(Genç Bir Şaire Mektuplar)
Dün ruhum öyle sıkıldı ki mescit soranlardan özel dua istedim. Hep millet benden istiyor. Dua istediklerime "illa meczup, ihtiyaç sahibi olmaya gerek yok" dedim. Bazen şakaya vurdum ama cidden artık İstanbul'u kaldıramıyor kafam. Nenem yaşlarında Bulgaristan göçmeni bir teyze var. Kan şekeri, tansiyonu yükselmesin diye doktor kendisine sürekli gezmesini tavsiye etmiş. Bende göçmenleri çocukluktan bilirim. Teyze bana samimiyetten "sen hâlâ evlenmedin mi?" diye sordu. Benim doğrucu melekliğimden kim gelecek bana? Evlenecek kimse olmadığını söyledim. Yine samimiyetten "senin kısmetin sana gelecek inşallah" dedi. Öyle ruhum daralmıştı ki kendi kendime "yaş oldu 32. 40lı yaşlara doğru gelecek herhalde. Otuzu bitireceğim" dedim. Ula bu yaşta bir kızın sade yüzü hoşuma gidiyor ve kendisi Beylikdüzü'nde oturuyormuş hiç kıza denk gelemiyorum. Dün belki görürüm diye niyetlendim kız arkadaşlarıyla adada doğum günü kutlamış... Şansa kızın doğum günü tarihini öğrendim.
Her gün yeniden aşık olacağım birini seçiyorum
Öyle bir uyumumuz var ki ben oyum o da ben
Karışmışız ama kendi benliğimizi korumuşuz da
Birbirimizi bulmuşuz, kolaylaştırıp dengelemişiz
Birbirimizi beklemişiz ve sonsuza dek birbirimize ait olmuşuz
Birbirimizi büyütüp destekliyoruz
Bakışlarımızla konuşup anlaşıyoruz
Beni benden daha iyi tanıyor
Onu ondan daha iyi tanıyorum
Bana dair en ufak bir şeyi bile kaçırmıyor
Ona ait en ufak bir şeyi bile kaçırmıyorum
Sevginin de yenilenen, her an derinleşip güzelleşen halini seçmişiz.
Onun yerini korudum
Benim yerimi korudu
O yokken saygı duydum
Ben yokken saygı duydu
Benim için kendini geliştirip güzelleştirdi
Onun için kendimi geliştirip güzelleştirdim
İkimiz de hakikati biliyoruz ve bunu her şeyde tercih ediyoruz
Su gibi berrak ve şeffafız.
Gelişi güzel değil, derin ve ince ince seviyoruz
Yan yanayken de özlüyoruz
Yan yanayken de doyamıyoruz
Her an her yerde Birbirimizin önceliği haline gelmişiz
Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım.
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu.
Ve ekler
Nazım Hikmet mektubun sonuna;
Herkese selam, sana hasret..