9/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:49
Sizlere #engelsizokurlaokuyoruz grubumuzla okuduğumuz @semasoykan kaleminden #adsızroman kitabı ile geldim . Kitabımız : Neri’nin (Neriman’ın) anne ve babası intikam uğruna toprağa verilince; dedesi torunuma bir şey olmasın diyerek onu yurtdışına yollar. Neri büyüyüp genç bir kız olduğunda dedesinin onu her şeyden bu kadar uzak tutmasını kabullenmez. Herkesten habersiz İstanbul’a gelir. Eski evlerinde anneannesinden kalma küpü yıllardır tanıdığı antikacıya satmak ister. Tabi içinden çıkan mektuplardan habersizdir. . O mektuplar, Neri’nin anneannesinin Neri’ye bıraktığı adını koyamadığı romandır. Romanda anneannesinin akrabalarından çektiği zulümler, zorla memleketinden göç ettirilmek zorunda kalması, yani Çerkes Soykırımı’nı anlatır. . Bir tarafta Kafkasya savaşında olan Janset, Jankat ve Elbruz, bir tarafta gerçeklerini bulmaya çalışan Neri ve ona yardım etmeye çalışan Aras… . Aşk, ayrılık, vatan sevgisi, parçalanan hayatlar, her şeye rağmen ayakta durmaya çalışan köylüler, başka bir ülkeye gidince göçmen olanlar… . Hikayede her sayfa ayrı hüzün, her sayfa ayrı dram. Aşkı bile böyle dramla okuyacağımı düşünmezdim. . @semasoykan kaleminize sağlık. Sayenizde bilgileniyor sayenizde öğreniyoruz. Nice güzel kitaplarda buluşma umuduyla . Sizler okudunuz mu? Okuduysanız sevdiniz mi? . Kitaplarla ve sevgiyle kalınız
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024905 okunma
Biz İnsanlar
8/10
·400 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:34
Peyami Safa en sevdiğim Türk yazarlardan biridir. Eserlerinden okumak istediğim Biz İnsanlar'ı bitirmiş bulunmaktayım. Romandaki başkahramanımız Orhan'dır. Orhan öğretmendir. Materyalizm ve idealizm arasında karmaşa içerisindedir. Diğer önemli karakterler Necati, Vedia, Samiye, Rüştü, Bahri'dir. Orhan ile Vedia kaderin bir cilvesiyle tanışmışlar, Orhan ona farklı gelen bu yalının içerisine girmesiyle dünyası da değişmiştir. Eserde; Doğu - Batı karşılaştırması, idealizm, materyalizm bahisleri, kararsızlık, aşk, evlilik üzerine düşünceler öne çıkmaktadır. Safa'nın üslubu, dili, ruh tahlilleri o kadar akıcı ve okuru içine çekiyor ki kitap su gibi akıp gidiyor. Sevdim, tavsiye ediyorum.
Alıntı
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,741 okunma
Reklam
Kuru Gözle Çıkamadığım Kitap..
10/10
·304 syf.·
2026 87. kitabı
Ben nasıl bir kitap okudum arkadassss, içinde yok yok.. Sevgi, merhamet, acıma, inanç, kayboluş, yalnızlık, öfke, sessizlik, sevinç, huzur, umut.. Söyleyin bana kaç kitap tüm bu duyguları bağrında saklayabilir, kaç bahçe böyle çiçekleri gözlerinize serebilir, kac insan hepsini adım adım size sunabilir?.. Gözyaşlarıma hâkim olamadım.. arkada çalan "Rodrigo' nun gitar konçertosu" eşliğinde.. Meğer ne kadar acıkmışım duygu seline, beni boğacağını bile bile nasıl kulaç atmışım dalgalara, yine o suların yoğunluğunda nasıl da nefes alabilmişim, heyhat! Hayret.. Eseri okurken gözlerimin önüne gelen ayetlere ne demeli.. Tam sabrın tükeneceği yerde; "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah suresinin 5,6 Ayetlerinin yüreğime su serpmesi.. Eşlerin birbiri içinde uyumlarını gördükçe; aklıma gelen Rum süresinin 21. Ayeti.. "Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." Kitabı okurken sanki boğulma riski sonrasında dalgalar beni kıyıya vurmuş, güneş tepeden kızıllığını göstermiş, ben kıyıda sırt üstü uzanmış, gözlerimi hafifçe kısarak güne bakıyorum.. derin ve aralıksız nefes alıyorum, ellerim kumların sıcaklığını okşarken yaşadığıma sonsuz hamd senâlar ediyorum, çünkü bu eserden kuru bir gözle, hafif kıvrılmayan bir dudakla, heyecanla atmayan bir kalple çıkamayacağınıza kefil olabilirim.. #Umut serisi denen bu eserin öncesinde yazarın Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabıyla tanışmama vesile olan hayatıma soğuk bir kış günü ellerim soğuktan titrercesine usurken, ve çaresizce gözlerim boşluğu tararken güneş gibi doğan esraSultan'ıma çok teşekkür ederim.. kış soğuğunda güneşin değeri ne ise, ya da harlı bir odun ateşinin yüzüme vuran sıcaklığı ne ise, EsraSultan'ında küçücük çocuk
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019591 okunma
7/10
·233 syf.··
2026 28. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:22
Masumiyet hepimiz için manevi hafiflik , gönlün rahat olmasını hatırlatır değil mi? Peki masumiyetin kimilerine yük olabileceğini düşündünüz mü ? 🪽Bazı kitapları farklı canlıların dilinden okuduk bir çocuğumuz. Peki bir leylek yukardan baktığında yalnızca insanların aşağıdaki yaşamında gelip - geçtiğini günlük yaşamındaki hareketlerini mi görür? Gönlündeki yükleri görebileceğini düşündünüz mü? Neden göç ediyorlar peki ? Seçtikleri yuvanın yüklerini bambaşka diyarlara götürmek için olmasın Ahmet Haşim Güler kaleminden okuduğum Masumiyetin Yükü kitabında üstte sorduğum soruların birçoğunun cevabını bir leylekten dinledim ve aslında üstümüzden geçtiğinde gülümseyerek baktığım leylekler benim için daha bir anlam kazandı 🪽 🪽Kitapta Sema ve Aram aşkını, Nurullah'ın çaresiz bekleyişi, hazin sonları ve bir vefadan doğan beklenmeyen bir aşkı okuyoruz. Başka milletten olan Aram ve Sema'nın kavuşamama sebebi olan fısıltılar, yargılayıcı çevre ... Nurullahla başlayan hikayesini okurken yer yer duygulanacak yer yer kızacaksınız belki de ... 🪽Her bekleyişin mutlu sonla bitmeyişi beni yaraladı , "ah ne yaptın!" dediğim kısımlarını üzülerek okuduğum. Beklemediğim bir sahiplenişle tekrar ayağa kalkan bir aile ve sevginin iyileştirici gücünü gördüğümde umutlandığım bir eser oldu benim için. 🪽Göç esnasında yaşanan duyguları dahi incelikle işlemiş yazar Siz de bekleyişleri, susmanın gücünü, sevgiyi, ö'lümü, umudu, yeniden başlamayı bir arada okumak isterseniz "Masumiyetin Yükü" tam size göre 🪽 Ahmet haşim güler @camkiz_zey Alican Yazar: Ahmet Haşim Güler Yayınevi: MKB Türü: Aşk - dram - roman Sayfa Sayısı: Ortalama 330
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20267 okunma
Zihnin Labirentlerinde Biçimsel Bir Tıkanma: Suretler ve Direkler
4/10
·111 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:57
Güray Süngü’nün Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk adlı eseri, ilk bakışta absürt anlatımı ve alışılmadık metaforlarıyla şaşırtan, katmanlı bir post-modern roman denemesidir. Kitabın temel konusu; modern dünyada bireyin yaşadığı derin yabancılaşma, iletişim kanallarının tıkanması ve insanın en yoğun duygu olan aşkı bile karşısındakiyle paylaşmak yerine kendi zihninde inşa ettiği sanal bir illüzyon olarak "tek başına" deneyimlemesidir. Eserde sıkça karşımıza çıkan, bireyin adeta bir sokak direği gibi eylemsizleştiği, donakaldığı ve hayata müdahale edemediği o "direk olma" halleri, bu toplumsal felcin ve hissizleşmenin trajikomik bir yansımasıdır. ​Kabul etmek gerekir ki yazar, çağımızın en yaralayıcı ve güncel sorunlarından birine parmak basmaktadır. Dijitalleşen ve kalabalıklaşan dünyada insanın giderek yalnızlaşması, ötekiyle gerçek bir bağ kuramaması ve duygularını nesneleştirmesi sosyolojik açıdan oldukça etkileyici bir damardır. Ancak bu güçlü tematik zemin, kitabın anlatım tarzı ve kurgusal tercihleri sebebiyle ne yazık ki ciddi bir ritim kaybına uğramaktadır. ​Kitabın Temel Önermesi şudur: Modern insan kalabalıklar içinde yapayalnızdır; kendi oluşturduğu savunma mekanizmaları ve egosu yüzünden "ötekiyle" sahici bir bağ kurma yeteneğini kaybetmiştir. Bu nedenle yaşadığını sandığı aşklar ve ilişkiler, aslında karşısındaki insandan bağımsız olarak kendi zihninde dönüp duran, köşe başlarında biçim bulan tek kişilik birer yansımadan ibarettir. ​Romanın değindiği bu felsefi önerme her ne kadar takdire şayan olsa da, Süngü'nün tercih ettiği aşırı ironik, tekrarlara dayalı ve parçalı post-modern dil, yapıtın sürükleyiciliğine büyük bir darbe vurmaktadır. Anlatımdaki bu deneysel ve soyut tarz, okuyucunun metinle ve karakterlerle bağ kurmasını zorlaştırmakta,
Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik AşkGüray Süngü · Dedalus Yayınları · 2014697 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 32. kitabı
BEYAZ GECELER / FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ "Bir Hayalperestin Günlüğünden Duygusal Bir Hikâye" Romanın başkahramanı genç adam, 26 yaşındadır ve sekiz yıldır St. Petersburg'da yaşamaktadır. Melankolik ruh hâli onu yalnızlığa itmiş, terk edilme korkusundan ne yapacağını bilemez hâle gelmiştir. Bu umutsuz, karamsar ve yorgun geçen günlerinin neticesinde Nevsky sokaklarını üç gün boyunca dolaşarak geçirmiştir. Eve döndüğü zaman ise bu ruh hâlinin verdiği karamsarlıkla takıntıları da artmıştır. "Çünkü bir sandalye önceki gün bıraktığım gibi durmuyorsa bu beni deli eder." Bu yapayalnız ve kimsesiz geçen günlerinin ardından Nevsky'de bir akşam vakti Nastenka ile tanışır ve olayların düğümü çözülmeye başlar. Dördüncü gecenin sonunda tüm gerçekler açığa çıkar. Yazar, bu eserinde Petersburg'un insana nüfuz eden tarifsiz güzelliklerini de anlatır. Eser; İlk Gece, İkinci Gece, Nastenka'nın Hikâyesi, Üçüncü Gece ve Dördüncü Gece bölümlerinden oluşur. "İşte sayın okur, sevgili okur" vb. cümlelerinin belirli aralıklarla tekrarı, yazarın okuyucularıyla bağının ne kadar samimi olduğunun göstergesidir. Yalnızlığın, aşkın, sevginin, karamsarlığın, çaresizliğin, hüznün ve kendini yeniden anlamaya çalışmanın yolculuğu olan bu kitabı keyifle okudum. Dostoyevski'nin kelimelerle ördüğü, kısa bir zaman dilimini anlatan bu eseri okumanızı tavsiye ederim. ALINTILAR "Harika bir geceydi, sevgili okur; öylesine harika bir geceydi ki insan bunun gibisini ancak gençliğinde görebilir." "Nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir." "Belki de kafamdaki kuşkuları giderip beni kendimle barıştırdınız." "Bambaşka bir yaşam mücadelesi vardır; etrafımızda kabaran yaşamdan oldukça farklıdır. Her şey bilmediğimiz bir âlemde, bizim aşırı ciddi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 2025102,1bin okunma
Reklam
Reklam