Tutkunun ve Safiyetin Savaşı...
10/10
·360 syf.··
2026 223. kitabı
Edebiyatımızın en zarif, ruhun en gizli kıvrımlarına sızmayı en iyi bilen o naif ve melankolik kaleminin yarattığı muazzam bir duygu fırtınasına hoş geldiniz. Mehmet Rauf, Karanfil ve Yasemin ile bize sadece bir aşk üçgeni ya da bir dönem hikayesi anlatmıyor; o, insan kalbinin o en fırtınalı, en tekinsiz denizlerine yelken açıyor ve bizi arzunun, sadakatin ve vicdanın amansız savaşıyla baş başa bırakıyor. Bu roman, lüks konakların ve şık salonların fonunda, insanın kendi tutkularının esiri olarak nasıl adım adım bir çöküşe doğru sürüklendiğinin muazzam bir psikolojik anıtıdır. ​Mehmet Rauf’un kalemi, bu eserde adeta bir kuyumcu titizliğiyle çalışır; kelimeleri incelikle işlerken, ruh tahlillerinde ise adeta bir cerrah kadar soğukkanlı ve derindir. Romanın başkarakteri Samim’in, bir yanda saf, masum ve huzur veren "Yasemin" kokulu Şefika’ya, diğer yanda ise baştan çıkarıcı, tehlikeli ve tutku dolu "Karanfil" kokulu Perihan’a karşı beslediği o iki uçlu duygu, aslında insanın kendi içindeki o kadim çatışmanın ta kendisidir. Yazar, öyle bir psikolojik gerilim inşa eder ki, sayfaları çevirdikçe kendinizi kahramanın o vicdan azabı, arzu ve pişmanlık dolu zihninde kaybolurken bulursunuz. Karakterlerin hissettiği her bir kıskançlık krizi, her bir tereddüt anı, Mehmet Rauf’un o eşsiz üslubuyla okurun da kalbini sıkıştıran edebi bir tecrübeye dönüşür. ​Okurken nefesinizi kesen şey, yazarın dönemin toplumsal yapısını ve bireyin o sıkışmışlığını sadece aşk üzerinden değil, derin bir varoluşsal kriz olarak ele almasıdır. Aşk, bu romanda sadece pembe bir düş değil; insanı tüketen, aklın sınırlarını zorlayan ve insanı kendi ahlakıyla yüzleştiren devasa bir trajedidir. Mehmet Rauf bize şunu fısıldar: İnsan, aynı anda hem gökyüzünün o saf huzurunu hem de yeraltının o yakıcı ateşini
1000Kitap
Karanfil ve YaseminMehmet Rauf · Can Yayınları · 2021358 okunma
6/10
·104 syf.··
2026 46. kitabı
On altı yaşındaki bir gencin ilk defa ask denen duyguyu tatması, bu duygular içinde yaşadığı aptallıklar, genç bir kızın erkeklerin duygularını kullanarak onları birer palyaçoya çevirmesi konu edilmiş. Bu tür işlerin ilerde nasıl sarpa sardığı aksettirilmiş. Zevkli bir kitap mı derseniz, bence değil. Okuyucuyu içine almayan, adeta bir dalga gibi sürekli dışarı atan, tekrarları, bunaltıcı detayları olan bir kitap, bence...
İlk AşkIvan Turgenyev · Can Yayınları · 20249,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·420 syf.··
2026 14. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:47
Ben Nermin Yıldırım'ın Altı harfli bir tatlısındaki kıza benzettim Süreyya'yı o hiç olmazsa yaşıyordu, Süreyya benim hayatıma almak istemediğim kendini beğenmiş(tam olarak öyle NY ile dalga geçer gibi konuşması Ayla'yı aptal bulması) bayık bir tip ruhum çekildi ya resmen hele ki bir anne olarak çocuğunu ''özgürleştirmek'' diye korkup kaçması Rıdava'nı bile daha çok hatırladın, aradın be kadın herkesten kaçıp hemde yanlızım ayakları...Mesude anlatamadı bi olayı oraları atlamak istedim.
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20166,2bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:44
Kitaba başlarken hedefim kaybettiğim okuma alışkanlığımı geri kazanmaktı ve bunun için bundan 6 sene önce okuduğum Simyacıyı seçmiştim iyi ki de öyle yapmışım. Hayatımızın belirli döneminde kendi kişisel menkıbemizin ne olduğunu düşünürüz onu fark etttiğimizde önce anlamayız sonra o bize kendini hatırlatacak işaretler gönderir. Benim hayatımın tam bu dönemindeydi işaretleri fark ettiğim ama adım atmadığım şimdi ise ne olursa olsun kendi kişisel menkıbemi gerçekleştirmem gerektiği ve yaşadığım tüm olayların aslında kendi kişisel menkıbemin içerisinde olduğunu farketmemi sağladı. Kitabın başında çoban olan Santiago sonunda yine aynı yere döndü ama bu sefer öğrendikleri ve aşkı vardı. Benim kitapta en etkilendiğim yerlerden biride Fatima ile olan ilk görüşte aşktı “ Ve aşktı bunun adı , insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı.” “bir gün bu kadının kokusunu bıraktığını ve bu kadının yaşadığını bile bilmeden onu sevmiş olduğunu düşündüm ve bu kadının duyduğu aşk ona dünyanın bütün gizlerini açacaktı” ve benim için en anlamlı alıntı “ başarısızlığa uğramak korkusu şimdiye kadar Büyük Yapıta girişmeme engel oldu on yıl önce başlamam gereken şeye ancak şimdi başlayabiliyorum ama 20 yıl beklemiş olduğum için de mutluyum. “Düşüşüzü gerçekleştir emememmizin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri iyice öğrenmemmizi ister ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız Vanın palmiyeleri Ufukta görülmüşken susuzluktan ölmek” ve kitabın son sözlerinde en etkilendiğim ve son alıntı da “gerçekte kendi kişisel menkıbesi yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir.” Eğer bu kitabı hala okumayan varsa kesinlikle
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
7.5/10*
8/10
·458 syf.··
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:21
genel olarak sevdim ama kunt ve karaca'nın arasındaki aşk bana geçmiyor. karaca'nın duygusal boslukta oldugunu ve bu yuzden kunt'a baglandigini dusunuyorum. esved'i kunt'tan daha cok sevdim.. spoi yedigim icin kunt ve tasmas meselelerini az cok biliyorum. kitapta beni rahatsız eden iki sey; dubai sahnelerinde atlama olması ve efes'in bos muhabbetleri oldu. dubai sahnelerinde birden atlama gibi bisey oldu kitabım hatalı basım sandım, eksik sayfa oldugunu dusundum. birden karisik oldu. efes konusuna gelirsek whatsapp grubu sahneleri cogunlukla komik falan degil sena da baya gereksizdi. bazen zorla komik sahne yazilmaya calisilmis. neyse, siyam evrenini begeniyorum, evreni farklı hissettiriyor.. bu yuzden begendim.
Siyam 2 - KanbeyazBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20232,517 okunma
9/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2026 193. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:24
Tarihi bir roman okuyacağım diye düşündüğüm kitabın epik fantastik tarihi roman çıkması şokuyla karşınızdayım. Ben ki fantastik hikayelerin henüz başında olan bir insanken, epik fantastik bi de tarih boyutu biraz ağır geldi bana ki nerdeyse bir ayda bitirdim kitabı.Tabi punto küçüklüğünun de bunda payı var.. Ama Allah var ne yazmış ya ...Bu nasıl bir hayal gücüdür,şaştım kaldım... 15.yy da Osmanlı dayız..Alp Er Tunga bir yeniçeri ..Görev her şeyden üstün onun için. Sevdigi kadın Angela yı geride bırakıp Transilvanya ya dogru bir yolculuğa çıkıyor. Kont Drakula nın şatosuna. Ancak yolculuk zorluklarla başlıyor. Bir saldırıya uğruyor. Bir kurt adam saldırısı. Şato ya vardığında Drakula tarafından zehirleniyor ve kurtadamın kanıyla tekrar diriliyor .Bu lanet uzun yıllar peşini bırakmıyor. Aklındaki kadınsa hiç unutulmuyor .Angela ya kavusmak tekrar mümkün mü? Alp Er Tunga mücadelesini hiç bırakmıyor. Son zamanlarda sık sık karşıma çıkan zaman döngüsü burda da çıktı karşıma. Bu kez paralel evrenlerde Angela nın yanısıra imkansız aşkın tarafları Umay ve Asaf ,tarihte önemli yee edinmiş kişilerde var .Spoi olmasın söylemeyim... Film tadında bir kitap, heyecanla izlenir yani film olsa ...Kazanan hep aşk olsun ama ... Kitapla kalın dostlar.... Muhteşem Binyıl Hazan Mengü
Muhteşem BinyılHazan Mengü · Gutenberg · 202611 okunma
Reklam
Reklam