-Geldik mi Sonuna ?
Yok bir şikayetim, sadece yorgunum, Tamam mıyız, geldik mi sonuna? Ah be, yamandan halice halimiz, Toz dumandan beter aklımız. Dört köşe sadece ikimiziz, İkimizin aklı da karışık. Ya ayrılık ya devam; İbrişim kuşak mıyız, belli değiliz. Bu aralar bu aşkın şansı az, Az bile çoktan farklı bir kelime. Neresinden dönsek ikinci şansı zor, Geç bile kalınmış karara ağlarız. - turna 20.06.2026
Şiir
"Aşk bir bakakalma hâlidir. Sonsuz bir şaşkınlık hâli... Soğuk bir aralık sabahında, uyanır uyanmaz üzerinde ince pijamalarınla bahçeye çıkıp üşümenin ötesinde bir titreme hâlidir. Aşk, bütün gün oyun oynayıp öğle uykusu için annenizin sizi serin bir odada, yün yorganın altına sokup alnınıza bir öpücük kondurmasının ardından, odadan çıkar çıkmaz ve kapıyı kapatır kapatmaz, uyku ile karışmış bir uyanıklık hâlidir. Aşk, insanın fabrika ayarıdır. Odanın serinliği, yorganın yoğunlaşmakta olan sıcaklığına yerini bırakırken farkına vardığın bedenindeki huzur, kalbindeki güven hâlidir. Aşk, onun sesi, onun kokusu, onun varlığı, senin bunları yaşamaktan duyduğun ayrıcalık hâlidir. Aşk, maddenin koklaşma hâlidir." ✨️ "Hangi inanç sistemi ayıracaktı onu bu pisliğin ayak yolundan? Etrafında birçok safsatacı, onurlu bir yaşamdan bahsederken, görünen o ki kendi tahlillerini pek de iyi yapamıyorlardı. Devlet arazilerini satın alıp, imara açılması için avanta dağıtıp, elli yüz katı rant kazananlarla mücadele etmişti mesleğinin ilk yıllarında. Hatta o kadar komik paralara kamu arazilerini, halkın malını yağmalanlarla yüz göz olmuştu ki her geçen gün içi hınçla dolmuştu. Fabrikatör bozması, mafya olamayacak kadar korkak, basiretsiz bir yüzdecinin yaptığı usulsüzlükleri deşifre etmek için gecesini gündüzüne katmıştı ki iş yüksek mevkilere kadar gitmişti. Muhatap olduğu kişilerin elinin kolunun nasıl bağlandığını görünce, içinde bulunduğu durumun acziyetini hemen kavramıştı. Bir yol seçmeliydi ya öğrencilik yılları gibi direnecekti ya da zalimin zulmüne susup, kendi yoluna devam edecekti."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Sonra büyüyoruz. Dünyanın bize öğretildiğinden farklı iktidar kurallarının olduğunu, düşenin dostu olmadığını, hayatın adaletsiz olduğunu,aşk denen bir olgu olduğunu, yalan söyleyenlerin mumlarının yatsıdan sonra da yanmaya devam edebileceğini tecrübe ediniyoruz.." 📜Barış Muşlu
Birinin ama her şeyi...
Yeni uyandım/ dünyada yeni uyanma anına benzeyen bir an var/ ölemediğin/ ama yaşamaya da devam edemediğin bir zaman/ yastığının altında bir muska, üstünde birkaç yıllık gözyaşı, kenarında hüzün tanelerinin olduğu bir kanaviçe/ ağlayarak uyanan kaç kişi kaldı? ağlayarak uyanıyorsun çoğu zaman/ herkesin herkesten biraz almak istediği bu çağda/ sen, birinin her şeyi olmak istiyorsun/ birinin/ ama her şeyi/ sabahın körü/ çok sevdiğin bir yerden hiç istemediğin bir yere gitmenin gömleği üzerinde/ epeydir ne sen anlıyorsun gittiğin yeri, ne gittiğin yer anlıyor seni/ ne sanıyordun/ dünya zaten hep böyle bir yerdi diyor birileri sana sürekli/ saçların her sabah biraz daha büyük/ saçların her sabah biraz daha benim/ biraz daha benimle/ her gece kolum yastığın altındaki o muskaya değiyor/ üzerime döktüğüm her şey senin yüzündendir diye bağırıyorum herkese/ ben ne zaman bağırsam kimse seni anlamıyor/
iki dalımda kaybettim bu hayata yokum artık..”
Şimdi bu satırları yazarken içimde kocaman bir boşluk var. Ne koysam dolmuyor, ne eklesem yetmiyor. Sesini koysam yetmeyecek, anılarını koysam taşacak bir boşluk bu. İnsan en çok, en çok alıştığı yoklukla sınanıyormuş. Bunu senden sonra öğrendim. Belki eksik sevdim, belki yanlış zamanda, belki de fazla derin… Ama seni sevmekten hiç pişman olmadım. Gözlerim doluyorsa sebebi pişmanlık değil. Canım acıyor evet, çok fazla acıyor… Ama bu acı, gerçek bir şeye dokunduğumun kanıtı gibi. Zaman geçecek, biliyorum. Günler akacak, hayat benden güçlü olmamı isteyecek. Ben de devam edeceğim. Ama içimde senden kalan bir yer hep eksik kalacak. Bazı şarkılar yarım bitecek, bazı geceler uzun sürecek. Kalabalıkların içinde durup bir anda yalnız hissedeceğim; çünkü insan en çok sevdiği kişinin yokluğunda yalnız kalıyor. Sana söyleyemediğim cümleler var. Dilimin ucunda kalıp geri dönen, “şimdi sırası değil” dediğim cümleler… Belki söyleseydim hiçbir şey değişmeyecekti. Belki de her şey. Ama artık ihtimallerin bile can yakmadığı bir noktadayım. Şimdi gidiyorum. Ardımda yarım cümleler, söylenememiş kelimeler, gecelere sığmayan düşünceler bırakıyorum. Belki bir gün adımı duyduğunda kalbinde hafif bir sızı olur, belki hiç olmaz… Ama bil ki sen, benim içimde hep bir “keşke” olarak kalacaksın. Bu bir veda. Sessiz, yorgun ve gözleri biraz ıslak bir veda… Sen sevmesen bile ben seni içimden
“Bazı kitaplar bittiğinde kapanır, bazıları ise zihninde yaşamaya devam eder. Uyukuda Çocuk Ölümleri ikinci türden. Ali Teoman’ın sıra dışı dünyasında kaybolmak isteyenlere.” 📚✨
Duygu ve Düşünce