Puan vermedi
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONIO G. ITURBE Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. Auschwitz; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita Kraus; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani": Dr. Joseph Mengele. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy Hirsch ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli; önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Fakat gerçek bir yaşam öyküsü oluşu, o korkunç ortamda filizlenen aşklar, umudun hep var olması kitabı okunur kılan en önemli unsurlar sanırım. Kitap boyunca bahsi geçen eserleri yazmazsam olmaz. Büyülü Dağ / Thomas Mann Dünyadan Aya / Jules Verne H.G.Wells kitapları Şahika / A. J. Cronin Anne Frank'ın Hatıra Defteri. Bu değerli eserler
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,904 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 43. kitabı
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONİO G. ITURBE 408 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. AUSCHWİTZ; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita KRAUS; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani"; Dr. Joseph MENGELE. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy HİRSCH ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli, önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Sevgili Zeynep, Hülya, Ebru ve Münevver ile birlikte üstesinden geldik bu hüzünlü hikayenin. Hepinize çok teşekkür ederim kızlar. Sonrasında yaptığımız sohbetin keyfi bambaşka. Daha nicelerine, hep birlikte diyorum. Dünyanın en küçük ve en tehlikeli kütüphanesinin hikayesini okumak zordu dediğim
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,904 okunma
Reklam
10/10
·961 syf.·
2018 1. kitabı
Kitap, adının aksine hiç komik değil. "Komedia" ortaçağda "mutlu sonla biten hikâye" anlamına geliyordu. Dante’nin hikâyesi de cehennemin dibinden cennetin en yüksek katına uzanan, acıyla yoğrulmuş ama nihayetinde umut dolu bir yolculuk. Beatrice cennete çıkan yolda elini uzatıyor. O, Dante’ye "Gel" diyor ve Dante gidiyor. Çünkü aşk, korkudan daha güçlü. Aşk, utançtan daha cesur. Acı üzerine (genellikle Inferno’dan anılır): "Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur." Kitabı okurken en çok etkilendiğim yerlerden biri, kimse sonsuza dek lanetlenmiyor; herkesin bir şansı var. Yeter ki pişmanlık ve çaba olsun. Hepimiz bir yolculuktayız. Hepimiz bir ormanda kayboluyoruz. Hepimiz bir Beatrice’ye, bizi kurtaracak bir aşka, bir anlama ihtiyacımız olduğunu hissediyoruz. Bu kitap bana şunu öğretti: Acıdan kaçmak yerine onun içinden geçmek gerekiyor. Cehennemi görmeden cennete varılmaz. Ve en karanlık anda bile, uzaktan da olsa bir ışık, bir el, bir ses olabilir. Eğer hayatınız bir yerlerde tıkanmışsa, eğer kendinizi kaybetmiş gibi hissediyorsanız, Dante'yi okuyun. Latince değil, kendi dilinizde, yavaş yavaş, not alarak. Çünkü o sadece ortaçağ şairi değil. O, seninle aynı acıyı tatmış, aynı aşkı yaşamış bir adam. Kitabın açılışı (Inferno, Canto I): "Yaşam yolumuzun yarısında, karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol kaybolmuştu." Cehennem’in girişinde (Inferno, Canto III): "Buraya girenler, tüm umutlarını terk etsin!"
İlahi KomedyaDante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20246,4bin okunma
5/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
Kolay okunan bir kitaptı. Puntosunun büyük oluşu okumamı hızlandırdı. Hızlı hızlı okuyup bitirdim. Beğendim mi? Normal bir kitaptı, okusam da olurdu okumasam da. Yıllar önce popüler olan bir seriydi. Almıştım ve yeni okuyabildim. Spoiler ile yorumumu yazacağım. Kitty Doe baş karakterimiz 17. yaş gününde sınava giriyor. Bun sınavdan alınan puan insanları I'den VII'ye kadar numaralar ile damganmasını sağlıyor. Kitty III numara ile damgalanınca hayatın yaşanmaz olacağına inanıyor ve sevgilisi Benjy'den ayrılmamak için geneleve gidiyor. Orada çalışmaya karar veriyor. Yaşanan gelişmeler sonrasında Başbakan peşine düşüyor ve çalışmak için çıktığı gece genelevde Başbakan Daxton Hart tarafından satın alınıyor. VII olması için başbakanla anlaşma yapıyor. VII numara sadece yönetici Hart'ların sahip olabileceği bir rütbeyken Kitty Doe bir sabah kendini suikasta uğramış ve ölümü gizlenmiş Lila Hart'ın bedeninde VII numara olarak uyanmış buluyor. Lila Hart ise yönetici aileden biri. Başbakanın yeğeni. Kitty, Lila olarak sürekli ölümle burun buruna kalıp hep hayatta kalmaya çalışıyor hem sevdiklerini korumaya çalışıyor hem de düzeni değiştirmeye çalışıyor. Lila Hart'ın başlattığı direniş hareketini Kitty Doe Lila'nın bedeninde gerçekleştirebilecek mi? Kitapta damgalama sistemine daha çok yer verilebilirdi ve daha güzel açıklanabilirdi. IV ve üstü rahat bir yaşam sürerken III kanalizasyon temizliğine gönderiliyor. I Başkayer'e gönderilirken VI üst düzey idare alanında görev alıyor. Zekaya göre damgalanıyorlar. Herkes eşit şartlara büyümüyor. Kitty ve Benjy 40 kişilik grup evinde büyümüş ve IV numara tek bir kişi, Nina tarafından büyütülmüş. Bunları daha detaylı okuyabilirdik. Tamam eşit olmayan sistem için savaşıyorsunuz ama portakal çaldığı için ya da hükümet aleyhinde konuştuğu
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,416 okunma
10/10
·576 syf.··
2026 4. kitabı
Kitap Yorumu: Bülbül Kapanı 3 / Loresima Özet; Karadeniz'in sisli dağlarında başlayan hikâye artık sadece bir aşk hikâyesi değil.. bir hayatta kalma ve tutunma savaşı. Ahu ve Timur, geçmişin izlerinden uzaklaşıp kendilerine güvenli bir dünya kurduklarını sanırken, "şeytanın nefesi" gibi peşlerini bırakmayan karanlık yeniden ortaya çıkar. Ahu, Timur diye açtığı kapıda Kralşan'ı görünce her şeyi geride bırakıp kaçmaya çalışır. Gizli bir telefondan yardım istemeye çalışsa da işler kontrolünden çıkar. Saklandığı yerde yakalanır ve Kralşan onu zor bir seçimin içine sürükler: Timur... Ahu, onu vuramayacağını anlayınca donup kalır. Tam o anlarda Timur devreye girer ve Ahu'nun bunu yapamayacağını fark ettigi anda silahı kendine çevirip kendini vurur. Ahu ise onu kaybettigini düşünüp kaybı kabullenemez ve Kralşan'ı da yanına alarak kendini Karadeniz'in karanlık sularına bırakır. Ölü sanılan Timur'u en yakın dostu Murathan Karakurt bulur.lyileştikten sonra hikâye yeniden başlar. Artık Timur'un tek amacı vardır; Ahu'ya yeniden kavuşmak ölü yada diri... ve intikam almak. Ve sonunda mucize gerçekleşir. Bu kez hikâyelerinde güneş yeniden doğar. Yorum; Tönge ve Ahu'yu okumak her zaman bana iyi hissettiren serilerden biri ama bu kitapta en çok içimi yakan şey Adem ve Güldeste oldu. Tönge'nin hayatı, sevdiklerini gömdüğü mezarlardan ibaretken; bir mezarı daha kendi için kazması ve Ahu'ya olan sadakati gerçekten çok etkileyiciydi. Sevdigi olmayınca hayata tutunamayan bir adamın kırılmasını hissetmek ağırdı. Ama en güçlü sahnelerden biri kesinlikle Murathan Karakurt ile olan dostluklarıydı. Timur ve Ahu'nun uzun bir aradan sonra yeniden karşılaşıp birbirlerine sarıldığı o an ve "güneşle yeniden tanışmaları"... Bir de Karakurt'un rehine gibi bırakıldığı sahneler vardı ki, orası ayrı bir
Bülbül Kapanı IIILoresima · Ephesus Yayınları · 20251,489 okunma
Bir Macera Üstadı Alexander Dumas
9/10
·1102 syf.··
2026 15. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 07:13
Büyük Macera romanı yazarı Dumas'nın yine büyük maceralarından sonuncusu, tamamlamaya ömrünün yetmediği ve ölümünden 135 yıl sonra Dumas araştırmacısı Claude Schopp tarafından bulunup Dumas'nın kendi notlarından yola çıkarak olası bir son yazdığı bölümleri de içeren ama yine de tamamlanmamış, eksik kalmış ve bu şekilde yayınlanmış son büyük macera romanı. Kitabı bitirdikten sonra yaptığım araştırma ile öğrendiğim kadarıyla bir üçlemenin son kitabı olan bu kitap serinin ilk 2 kitabı "Beyazlar ile Maviler" ile "Jehu'nun Yoldaşları" ne yazık ki Türkçe'ye çevrilmemiş. Zaten 300'e yakın kitap yazmış bu dehanın çok ama çok az kitabı dilimize kazandırılmış olması büyük bir eksiklik. Yine de kitabı okurken "Beyazlar ile Maviler" ve "Jehu'nun Yoldaşların"da ne anlattığına dair bir fikir oluşturmamı sağlayan bölümler vardı ve asla bir başka kitabın devamıymış gibi hissettirmedi. "Beyazlar ile Maviler" kitabının ismi Napolyon'un direktuvar hükümetini 18 Brumaire darbesi ile yıkıp birinci konsül olarak Fransa yönetimini eline aldıktan sonra Cumhuriyetçiler ve Kralcılar arasında süren iç savaşta Kralcıların giydiği Beyaz üniformaları ile Cumhuriyetçilerin giydiği Mavi üniformaları temsil ederken, "Jehu'nun Yoldaşları" ise Fransız devrimi sonrası Cumhuriyetçilerin yönetimi ele geçirmesi sonrası Krala sadık asilsazelerin Cumhuriyetçi Jakobenlere karşı kurduğu ve Napolyon döneminde de faaliyetlerini devam ettiren, genellikle Cumhuriyetçi hükümet kaynaklarını taşıyan posta arabalarını hedef alan ve ele geçirdiği altınları Kralcıların mücadelesi yolunda kullanmayı hedef edinmiş bir yeraltı örgütünü anlatıyor. Tüm bu bilgilere rağmen yine de benim gibi kronoloji takıntısı olanlar için İngilizceleri veya Fransızcaları yeterli ise bu kitaba başlamadan diğer 2 kitaba da göz atmalarını
Edebiyat
Sainte-Hermine ŞövalyesiAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016406 okunma
Reklam
Reklam