Veyl 1 - Ucube erkek karakter ve sorunlu diger kadro
4/10
·480 syf.··
2026 4. kitabı
Merhabalaarr! (Biraz spoiler verecegim, emin degilim ama bilerek okuyun) Veyl 1 romanıyla ilgili birkaç düşüncemi belirtmek istiyorum. Hikayenin ana fikri çok güzel, suçluları suçlularla cezalandırmak falan guzel bir fikir. Ancak karakterlerimiz o kadar kotu ki okumayı iskence haline getiriyor. Zaten erkek karakter wattpad camiasındaki tum karakterlerin ozeti gibi. Hepsi birbirine benzer o ayrı da bu karakterimiz yani Kunter arkadaşımızdan bayagı nefret ediyorum. Kızımızı resmen zorla yancısı yapıyor ve bunu romantize ediyorsunuz PUHAHWBAHWHNSHE bu durumun aynısını Beyaz Leke’de de görmüstük. Bu Kunter adam zaten Beyaz Leke Tugay’ın yan sanayi hali. Bence kardesi de olabilir o ayrı mevzu, burada Kunterin etnik kokenini veya akrabalık bağlarını tartışmıyoruz. Bence cok rahatsız edici bir karakter. Kitabı okuyalı nerdeyse 7-8 ay oldu o yuzden cok detaylı hatırlamıyorum her seyi ama kunter sağ olsun iğrenc insan aklımdan cıkmamıs. Benim hayatımda veya cevremde öyle birisi olsaydı muhtemelen sikayet ederdim bir yerlere. Seni ucube kunter bu haraketlerine hicbir kız ‘dusmez’ kaba tabirle. Bilmiyorum neden bu kadar kin güttügümü sorarsanız en basta ana karakter kızımızı zorla kendi bölgesine alıyor, yine zorbalıkla yonettigi bu kaos ortamında üstüne onu yancısı yapmaya calısıyor, ve sonunda kızımızı cok seviyor herkesi asıp kesiyor ama yoook kıza gelince süt dökmüs kedi gibi onu sahipleniyor. Cok rahatsız edici bilemiyorum artık ama. Kurgu da zaten klasik wattpad plot olarak devam ediyor, güclü kadın diye yine duygusuz, tiksinilen tarzda erkekler gibi herkesi bicen bir savas makinesi iteliyorlar ilerleyen bolumlerde yan karakter olarak. Guclu kadın bu değil yazar arkadaşlar lutfen kliselerden başınızı kaldırıp bi’ sokun şunu kafanıza, anlayın artık. Tek sorun bu değil
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025501 okunma
“SİYAH LÂLE”~Alexandre Dumas
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:44
17. Yüzyılda Hollanda Altın Çağı’nda yaşanan Lâle Çılgınlığı’na (Tulipomania) ithafen yazılmış bir eser; insanların bir lâle soğanı uğruna servetler feda ettiği bir dönem (hatta gayrimenkullerini bile satmışlar!). Lâle soğanlarına olan bu aşırı talebin fiyatları görülmemiş seviyelere fırlatması ve ardından piyasanın aniden çökmesiyle sonuçlanan tarihteki ilk belgelenmiş ekonomik spekülatif balon zamanında geçiyor bu hikâye.. Hollanda tarihinin bu en çalkantılı yıllarında çiçek yetiştiriciliğiyle uğraşan Doktor Cornelius von Baarle’nın en büyük amacı, Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti’nin açtığı yarışmada genetik açıdan üretimi zor olan en güzel Siyah Lâle’yi yetiştirmektir. Fakat kıskanç komşusu İsaac Boxtel’ın iftirası sonucunda işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapse mahkûm olur, idamdan kıl payı kurtulur. Ama hep umutludur, çünkü yanında getirdiği lâle soğanlarıyla ekeceği büyük hayalleri vardır. Tek güvendiği üç soğanı ve biricik Rosa’sı. Bu romanda iyilik timsali Rosa’nın karşısında kıskançlığıyla, iki yüzlülüğüyle ve aç gözlülüğüyle nam salmış Boxtel karşımıza çıkar. Kendisi de lâle yetiştiricisi ama en iyi Siyah Lâle’yi yetiştiremez, bu yüzden kin ve nefret silsilesi başlar. Cornelis’e tuzaklar kurar, onun peşinden sürgüne gider, ardında her şeyi bırakarak. Tek gayesi Siyah Lâle’yi çalıp 100 bin Florinlik büyük ödülün sahibi olmak. İstediğine kavuşur mu? Öyle bir sonu var ki hikâyenin, mucize dedikleri bu olsa gerek, umudu, insanın hayallerini ulaşma gücünü ve adalet arayışını çok güzel anlatmış. En savunmasız, en çaresiz anı da öyle güzel tasvir etmiş ki yazar, son ana kadar merakla okudum.. Geneline bakacak olursak, Lâle üzerinden de çok şey öğreniyoruz aslında; başta sabretmeyi, vazgeçmemeyi, umudu ve aşkı. Kitapta en güzel kısımlardan biri, Cornelis’in
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
gökyüzündeki tüm yıldızlar/10
10/10
·424 syf.··
2026 15. kitabı
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo??? duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim. aşağıda spoilerlar var. !!!! highlights: -ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım. -spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti. -kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu -nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm -iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim. -kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı. ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım. -aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok) -nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3 -nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,322 okunma
Hemen ikinci kitaba geçmek istiyorum♡
8/10
·328 syf.··
2026 14. kitabı
Aly Martinez'in hem kalemini hem de kurgularını çok seviyorum. Su gibi akıyor cidden. Ama keşke ülkemizde daha fazla kitabı çevrilse :'( Buradan değerli yayınevlerimize sesleniyorum. Çevirin... bana güvenin ve çevirin. Brittainy C. Cherry ve Mia Sheridan'nın tarzını seviyorsanız Aly Martinez'i de çok seversiniz diye düşünüyorum. Konusuna gelecek olursak şöyle özetleyebilirim; Yirmi dokuz yaşındaki Cora, genç yaşında yaşadığı olaylar ve ilişkiler sonucunda genelev sorumlusu olmuştur (kitapta süreçten ve olaydan bahsediliyor). Mafyavari bir ailenin parçası olmuş ve o apartmana hapsolmuş vaziyette günlerini geçirirken Penn ile tanışır. Bir daha mutluluğu bulamacağını düşünen Cora'nın karanlık ve çürümüş yaşantısı artık değişmiştir. Ancak mutluluğunun Guerrero ailesine bağlı olduğunu unutmaktadır. Penn ise eşini feci bir şekilde kaybetmiş ve ölümünden de kendini sorumlu tutan ve bundan dolayı da kendini dışa kapatan otuz yedi yaşında umutsuz bir adamdır. Hayata küsmüş, duygusuz ancak planları doğrultusunda yaşayan kin dolu bir adama dönüşmüştür. Kardeşi Drew ile Cora'nın sorumlusu olduğu apartmanda tamirci ve hademe olarak işe başlarlar. Ancak Cora ve Penn karşılaştığı andan itibaren hayatlarının eskisi gibi olmayacağının farkındadır. Ya aşk onları tüketecektir ya da intikam hırsı... Konuyu zaten beğendim ama karakterleri çok daha fazla beğendim. Aly Martinez'in yarattığı karakterlerin toksik ve tripkolik olmayışına bayılıyorum. Başta enemies yapmak için uğraşsa da içindeki ponçiklikten kaynaklı kısa sürede karakterleri aşk sarhoşu yapmasına da bayılıyorum. Toksik ilişkilerden aşırı sıkıldıysanız yazarı çok seversiniz diye düşünüyorum. Erkek karakteri de diğer toksik kurgularda olduğu gibi önce nefret dolu sonra da ilişkide aşırı sünepe olan taraf yapmamasına da ayrı bayılıyorum. Çünkü
The Truth About LiesAly Martinez · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20187 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Öncelikle ilk defa bir kitap hakkında inceleme yazıyorum hatalarım olabilir, öğrenciyim Kitaba çok büyük bir önyargı ile başlamıştım, yazarın başta Zehra'nın "acımasızlığına" sonra da babasının bu yaptıklarına nasıl bir sebep bulacağını merakla bekledim. Zehra'nın acımasızlığı kulağa pek hoş gelmese de memuriyetindeki başarısının en büyük sebebi belki de buydu. Belki de hayatta kalmak için gerekli buluyordu bilemiyorum. Zehra'nın babası hakkında bildiği şeyleri okuduğumda ben de pek tabii nefret ve kin besledim, asla bu olanlara bir açıklama düşünemedim. 'Adam basbaya kötü biri' dedim sürekli kendi kendime ama yazar o kadar güzel yazmış ki romanı,sanki kendi günlüğümü okur gibi empati kurdum. Genç bir gül fidanın soluşunu izler gibi okudum Mürşit Efendi'nin hikayesini. Gül fidanı diyorum çünkü öksüz-yetim olarak büyüyüp son derece çalışkan ve etik ilkelerine bağlı birinin çöküşünü okudum. Çöküşü mutlak olabilir aslında çünkü sadece çocukluk ve evlilik hayatı değil meslek hayatı da zorluklarla dolu geçmiş biriydi Mürşit Efendi, belki de onun yazgısı böyleydi zordu. Kimi zaman meslektaşlarının ahlaksızlığı kimi zaman kanun- vicdan çatışması. Kanun ile vicdanın çatıştığı yerleri okurken Sabahattin Ali'nin hikayelerinden birini okuyor gibi oldum, ortada bir hüzün vardı ama çaresi yoktu... Her gün evinin önünden küçük çocuk cesedi geçiyor ve sürekli kendini suçlu bulup bir çözüm arıyordu ama tek çözüm yolu da sorunu çözemeden işini kaybetmek gibi sonuçlar getiriyordu. Kitabı okurken sürekli bir çıkış yolu aradım kafamda,aslında bu durumdan şu şekilde kurtulunabilir şu şekilde her şey farklı olabilirdi diye ama bir şeyin olacağı varsa her türlü oluyor farklı seçenekler belki anlık rahatlama yaşatabilir ama final her türlü belli gibi. Ne çok isterdim Mürşit Efendi'nin,
İnsan ve Duygular
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma
Mutlaka ...
10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 12:39
İnsanlık duygularının bu kadar yoğun olduğu ve geçişleri anlatış inanılmaz arkadaşlık kin çıkar adalet arayışı dostluk aşk ihanet vs içinde bunların hepsi olup bunları anlatmak büyük meziyet 1.cildi okuduğum da daha ne olabilir 2 de ne yazılabilir derken 2 beni dumura çevirdi Konu zaten çok güçlü bu hikaye ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi film ve uyarlama dizileri izlemeyin derim kitap fevkalade …. DANTES > KONT
İnsan ve Hayat
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,3bin okunma