Ve sonra insan dedim
Yaşamak dedim hunharca nefes almaya
Sevmek ve sevilmek zannettim ufak mırıldanmaları
Melek belledim onca canavarları
İçimize çektiğimiz ay oldu- geceyarısında
Şiir ki bizi en uçlarımızdan bölen oldu
Yankıları ve soğurmaları hesap edemedik
Sevdiğimiz güller-şahımızdan batan diken oldu
Bir de mevsimler
Üstümüzden yıka yıka geçti
Saçımızı sakalımızı ağarta ağarta geçti
Eski bir masal oldu ve çok kadim bir mazi
Olacağı da aldı olmayanı ise yakıp da geçti
Ve sonra sürç-i lisan tüm cümleler
Bir ahmaklığa uzanır ümit etmeler
Irmaklardan zehir akarmış bakarsam gözlerine
Talan olur artık ilan-ı aşk etmeler
Melek belledim ruhsuz yılanları
Azar azar dirildim hep
“Yaslan göğsüme sevdiğim,
Benim gönlüm gök gibidir,
açık deniz gibidir,
Pas tutmaz benim içim,
yeryüzü gibidir...
Sen ki bulut gibisin,
Ay gibisin güneş gibi bazen...”
Aşk risalesi 🥀
Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim
yeryüzü gibidir toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin, güneş gibisin bazen.
Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın ve yıldızların çağlayarak
Berrak şelaleler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.
“Yaslan göğsüme sevdiğim,
Benim gönlüm gök gibidir,
açık deniz gibidir,
Pas tutmaz benim içim,
yeryüzü gibidir...
Sen ki bulut gibisin,
Ay gibisin güneş gibi bazen...”
| Erdem Bayazit, Aşk Risalesi