Kaderime ve bana dayattığı toplumsal koşullara karşı derinden bir isyan duyuyordum. Dediğim gibi kaderim aslında çok kötü olabilirdi; ama o dönemde kaderin bana olası tüm adaletsizlikleri reva gördüğünü ve toplumsal uzlaşmaları yalnızca bu amaç için kullanmış olduğunu sanıyordum. Yirmi yirmi bir yaşlarındaydım, işte o sırada anarşist oldum.