Arzunun Gölgesinde Bir Hakikat Arayışı
1/10
·56 syf.·
2026 28. kitabı
Schopenhauer, aşkı şiirsel bir lütuf değil, "türün devamlılığı" için kurgulanmış biyolojik bir illüzyon olarak tanımlar. Ona göre birey, aşık olduğunu sanırken aslında "yaşam iradesinin" bir sonraki nesli en sağlıklı şekilde var etme oyununa figüranlık etmektedir. Eğer aşkın tek yakıtı ve nihai hedefi Schopenhauer’un iddia ettiği gibi cinsel birleşme olsaydı; cinselliğin tabu olmaktan çıktığı, dijitalleşme ile erişimin hızlandığı ve "normalleştiği" bu yüzyılda aşkın zirve yapması gerekirdi. Ancak gözlemlediğimiz tam tersi bir tablo. Cinsellik sıradanlaştıkça, Schopenhauer’un o "metafiziksel derinlik" atfettiği aşk duygusu, modern insanın gözünde kutsallığını yitiriyor. Aşkın azalması, onun sadece biyolojik bir itki olmadığını; aksine içinde emek, gizem ve toplumsal bir "anlam inşası" barındırdığını kanıtlıyor. Cinsellik arttıkça aşkın sönükleşmesi, Schopenhauer’un teorisindeki o meşhur "türün amacı" denklemini eksik bırakıyor olabilir. Schopenhauer aşkı bir "aldatmaca" olarak görse de, günümüzde bu aldatmacanın yerini alan "çıplak gerçeklik", insanı eskisinden daha mutlu ya da daha "aşık" yapmadı. Belki de aşk, biyolojinin ötesinde, tam da o ulaşılamaz olanın yarattığı kutsallıkta gizlidir. Okumayın!
Aşk
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Zeplin Kitap Yayınları · 201916,8bin okunma
4/10
·56 syf.··
2025 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 14:39
Aşkın Gerçek Nedeni Nedir? Sorusuna yanıt aramak için hazırlanmış bir eser Aşkın Metafiziği kitabı. Yazar temelde Aşkın Bireyin Değil Türün Çıkarına Hizmet Ettiği tezi üzerine bir eser ortaya koymuş durumda. Bu durumu temel doğru olarak almış ve biyolojik zorunluluk, genetik uyum, türün devamlılığı konuları ile aşkı açıklamaya çalışmış. Aşkı yalnızca biyolojik unsurlar üzerinde ele alması konunun romantik bir olgu olmadığı yönündeki tezleri şahsi düşüncelerim ile çelişmektedir. Eser okumaya değer lakin çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Zeplin Kitap Yayınları · 201916,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·80 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 14:16
Yazar, duygusal ilişkilere, aşka evrimsel bir bakış açısıyla yaklaşmış. Duyguların, türün devamlılığına hizmet ettiğini ancak insanların bunun farkında olmadığını ifade ediyor. Yazarın iddiası şu: Bizler her ne kadar kendimiz için seçimler yaptığımıza inansak da aslında temelde türün devamlılığı için seçimler yaparız. Partner seçimlerinde dikkat ettiğimiz şeylerin (geniş omuz, dar kalçalar, cesaret gibi) türün devamlılığı ile ilgili olduğunu iddia eder. Evrimsel açıdan baktığımız zaman anlamlı geliyor. Farklı bir bakış açısı edinmek isteyenler için önerebileceğim bir kitap. Yazarın düşüncelerine katılıp katılmamanız önemli değil ancak farklı bir bakış açısı için okunması gerekiyor diye düşünüyorum.
Alıntı
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Yapı Kredi Yayınları · 201916,8bin okunma
Puan vermedi
Teknoloji Toplumu Jacques Ellul İçeriği Jacques Ellul'ün 20. yüzyıl düşünce dünyasına vurduğu damga, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavram üzerinden okunur: teknoloji. Ancak onun başyapıtı olan "Teknoloji Toplumu" (La technique ou l'enjeu du siècle), sanıldığının aksine, bir makine veya aygıt eleştirisi değildir. Bu eser, modern ruhu ve toplumsal yapıyı bir ahtapot gibi saran, görünmez fakat karşı konulmaz bir gücün, Ellul'ün özel bir anlam yüklediği "Teknik"in (La Technique) derinlemesine bir analizidir. Ellul'e göre asıl mesele, kullandığımız aletler değil, o aletlerin ve hayatımızın her alanının tabi olduğu ezici ve tek bir mantıktır: mutlak verimlilik arayışı. Ellul'ün "Teknik" olarak adlandırdığı bu sistem, basitçe teknolojilerin bir toplamı olmanın çok ötesindedir. O, insan faaliyetinin istisnasız her alanında, rasyonel olarak tasarlanmış ve olabilecek en verimli sonucu almayı hedefleyen yöntemlerin bütününü ifade eder. Bu tanımın içine endüstriyel üretimden devlet yönetimine, bürokrasiden savaş stratejilerine, psikolojik manipülasyon tekniklerinden (propaganda, reklam) modern tarıma kadar her şey girer. Bir işi yapmanın geleneksel, ahlaki veya estetik yolları değil, yalnızca matematiksel olarak "en verimli" olan tek bir en iyi yolu vardır ve Teknik'in amacı bu yolu bulup dayatmaktır. Bu sistemin doğasını anlamak, Ellul'ün analizinin kilit noktasıdır. Ona göre Teknik, birkaç temel ve ürkütücü özelliğe sahiptir. Bunların ilki ve en önemlisi otonomidir. Ellul, Tekniğin artık yaratıcısı olan insanın denetiminden çıktığını ve kendi kanunlarına göre, kendi kendini büyüten özerk bir güç haline geldiğini iddia eder. Teknik ilerleme, artık insani değerlere, etik sorgulamalara veya siyasi hedeflere bakmaz; kendi ilerlemesi, onun tek amacıdır. İnsanlar bu süreçte karar verici
1000Kitap
Teknoloji ToplumuJacques Ellul · Bakış Kitaplığı · 200312 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2024 36. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2024 00:00
Twisted Serisi: Çarpık Aşk Selam kitapsever dostlar! İlk kitabı hafta sonu içinde bir solukta okudum. Ama sonra ikinci kitaba geçerken ilk kitapta olan yan karakterlerin ana karakter olduğunu gördüm. Şöyle bir durum var: Alex ve Ava'dan ayrılmak istemiyorum! Serilerde karakter devamlılığı benim için kritik, siz de aynı fikirde misiniz? +18 Uyarısı: Çarpık Aşk, içinde bir hayli smut sahne barındırıyor, yani +18! Alex'in Sözleri: "Hiçbir zaman bir Beyaz Atlı Prens olduğumu iddia etmedim ve aşkım da peri masalı tarzında bir aşk değil. Ben boktan bir ahlak anlayışı olan, boktan bir insanım. Sana ay ışığının altında şiirler yazıp serenat yapamam. Ama sen gözlerimin gördüğü tek kadınsın. Düşmanların benim de düşmanımdır dostlarım benim de dostumdur ve eğer istersen, senin için dünyayı yakıp kül ederim." Aşkın Çarpık Hali: Alex Volkov, meleğin yüzüyle lanetlenmiş bir şeytan. Ava Chen, geçmişin kabuslarına hapsolmuş özgür bir ruh. İkisi arasında yanan bir çatlak, bir sıcaklık ve dünyayı yok edebilecek bir yangın var. Okurken Rafa Kaldırmanız Gereken Duygular: Kitap sürükleyici, akıcı ve heyecan dolu. Ancak derinlik ve duygusallık konusunda biraz eksik kaldığını söylemeliyim. Feminist yanım biraz rafa kalktı, kabul ediyorum. Sonuç: Övebilir miyim, gömebilir miyim bilemiyorum, biraz karmaşık bir hissiyat bıraktı bende. Ama bazen klişe okumak güzel olabilir, değil mi? Bu seriyle vedalaşmadan önce diğer karakterleri de tanımadan edemem, bu da kesin! O yüzden serinin hepsini okuyacağım.
Çarpık AşkAna Huang · Martı Yayınları · 20234,936 okunma
Kallokain distopyasındayız…
8/10
·200 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 04:14
En son yarım bıraktığım kitap hiç benim zevk aldığım bir yazı stiline sahip değildi. Ve bazen bir kitabı yarım bırakmak düşüncesi hoşuma gitmiyor. İki sene de sürse bitirmeliymişim gibi düşünüyorum;). Bu yüzden çok uzun süre kitap okuyamadım ve tekrar okumaya dönmek için elime aldığım Thomas More’un Utopia kitabını betimleme çok olduğu için tam bitirmiş değilim. Ama okuduğum kadarıyla Utopia’yı bu distopyanın ön sözünde söylendiği gibi hissetmiştim: “Distopyadan önce ütopya vardı. Bugün artık ikisinin iç içe geçmiş kavramlar olduğunu biliyoruz. Birinin ütopyasının, başkasının distopyası olduğunu görüyoruz.” Syf7 Ütopia’da anlatılan düzenin çok güzel işlediği ve suçun neredeyse hiç olmadığı, insanların gösterişi sevmediği; altın, mücevher ve paranın önemi olmadığı ülke tasviri, hayal ettiğim zaman benim için çok da yaşanılır bir yer gelmedi. Sıkılacağımı, zevkli bir hayat geçiremeyeceğimi ve ordaki insanların mutlu olabileceği düşüncesinin gerçekçiliği olmadığını düşündüm. Çünkü insan mutsuzluğu yaşamadıysa mutluluğun ne olduğunu bilemez. Kimsenin suç işlemediği dünyada erdemli olmanın bi önemi olmaz. Yalan söylemeyenin olduğu yerde doğru söylemek önem taşımaz. Düzene, ahlaka uymayan; hatalı, kötü niyetli yani geniş anlamla ifade edersek eksikleri herkes tarafından görülebilen insanların olmadığı bir dünyada bugün değer olarak gördüğümüz her türlü erdem sıradanlaşacağı için insanda zevk alma duygusu tatmin edebilir boyutta olamaz. Ne kadar yeri geldiğinde neden var olduğunu anlayamadığımız kavramlarla yaşadığımız bir evrende olsak da dünyanın yaşanılabilir hisettirmesi için zamanımızı inişli çıkışlı bir ilerlemeyle doldurma düşüncesine ulaşırız… Öz sözde belirtildiği üzere sanıldığı gibi ütopya ve distopya karşıt anlamlı değildir. İkisi de var olmayan bir
Duygu ve Düşünce
KallokainKarin Boye · İthaki Yayınları · 20201,487 okunma