Özel çocukların yaşadıkları durumları, çektikleri zorlukları, diğer insanların onları hiç anlamıyor oluşu, çocukların özel çocuklara karşı acımasız tavırları o kadar güzel bir şekilde anlatılmış ki, insanın Melodi ile empati kurması sağlanıyor. İlk sayfadan itibaren insanı içine alıp uzunca bir müddet düşünmeye sevk ediyor.
Yeşil Koru Kampı, Melody gibi çocukların profesyonel rehberler eşliğinde vakit geçirdiği, türlü etkinlikler yaptığı, daha önce yapmayı denemedikleri aktiviteleri onların yapmasına imkan tanıyan bir yer. Melody ilk başta kampı ve oradaki çocukları yadırgasa da vakit ilerleyip beraber bir şeyler yapmaya başladığında içindeki genç kız uyanıyor ve sanki Melody için yeni bir yaşam kapısı aralanıyor. Neler yapmıyor ki kampta? Ayaklarıyla resim yapıyor, havuza giriyor, girmekle kalmayıp kendi çapında yüzüyor, top oynuyor, dans ediyor, onun gibi olan arkadaşlarıyla bir arada yaşayıp sırlarını paylaşıyor ve önemlisi de aşık oluyor!
Karanlıkta ışığın parlıyor. Bilmiyorum nereden geliyor. Çok yakındaymış gibi görünüyor, oysa o kadar uzak ki. Adını bile bilmiyorum, ama ne olursan ol; parla, parla küçük yıldız!