Puan vermedi·252 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 13:02
Yaşanmış ve yarım kalmış bir aşk hikayesi. Gerçek bir aşk… Kurgu yok, sahtelik yok. Aşk, beklemek, özlemek adına yazılan onlarca mektup. Bir kadının o ilişkiden gittiği halde yazarımızın üzerindeki muhteşem etkisini okuyoruz mektuplarda. Muhatabının asla okuyamayacağı bilerek yazılmış, biraz sitem, biraz dertleşme, bolca özlem içeren mektuplar, bizlere hala gerçek aşkın var olduğunu kanıtlar nitelikte. Yazarın; çevresindeki çeşitli karakterlerle iletişimi, onlar üzerinden kendi hayatını ve aşkını anlatması kitaba derinlik katmış. Ayrıca Coğrafya Öğretmeni olan yazar; aşkla ilgili duyguları, coğrafi bilgilerle harmanlayarak güzel bir anlatım tarzı yaratmış. Mektuplar baştan sona şairane bir dille yazılmış, nitekim kitabın sonunda yazdığı şiirler de mevcut. Yazarımızın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı buldum. Ve kitaba şöyle bir not düştüm. “Bir adam, gitmeyi tercih eden bir kadını bu kadar güzel sevebiliyor, uzun zaman bekleyebiliyor ve özlemi hiç geçmiyorsa, o kadın kırmadan, dökmeden gitmiş olmalı….” Bazı yerlerde suçlandığını söylese de yazarımız, hatayı hep kendinde aramış ve sevdiği kadın hakkında asla kötü düşünmemiş. Daha fazla detay vermeden, kitabı okumak isteyen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum
1000Kitap
Almênya'ya İletilerKerim Tanış · Erda Yayınları · 202632 okunma
Diyalog mu Monolog mu?
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
Bir Aşk Söyleminden Parçalar – Roland Barthes "Aşkın dili varsa bile, çoğu zaman tek kişilik bir söylemdir." Roland Barthes, bu sıra dışı eserinde aşkı anlatmaz. Aşkın nasıl konuşulduğunu, hangi suskunluklarda boğulduğunu, dil içinde nasıl kaybolduğunu inceler. “Bir Aşk Söyleminden Parçalar”, bir anlatıdan çok bir zihinsel haritadır. Alfabetik sırayla dizilmiş kavramlar eşliğinde, aşkın her evresine ışık tutar: Beklemek, özlemek, çırpınmak, susmak, terk edilmek... Barthes'ın “âşık öznesi” yalnızdır. Sevilen kişi çoğu zaman sessizdir; cevap vermez. Konuşan yalnızca aşıktır. Bu da aşkı bir tür tek taraflı monoloğa dönüştürür. Kitap boyunca bu yalnızlık hissi yankılanır. --- Kuramsal Derinlik: Barthes aşkı, bir duygu değil; bir söylem biçimi olarak ele alır. Aşık olan kişi, sevdiği kişiyi değil; onun yokluğunu konuşur. Cümleler çoğu zaman cevapsız kalır. Yazar bu yapıyı edebiyat, psikanaliz ve felsefe alanlarından alıntılarla örer. Örneğin bir âşık saatlerce beklerken, aslında sadece karşısındakini değil; anlamı, kimliğini ve varlığını bekliyordur. “Beklerim. Bir şey olur. Ya da olmaz. İşte âşık özne budur,” der Barthes. --- Öne Çıkan Temalar: Beklemek: Aşkın en uzun hali… Görülmek arzusu: Sevilmek kadar görünür olmak isteyen bir kalp. Yokluk ve terk edilme: Aşkın içindeki gölgeler. --- Barthes’tan Unutulmaz Alıntılar:
Edebiyat Felsefe Şiir
Bir Aşk Söyleminden ParçalarRoland Barthes · Metis Yayınları · 2014390 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2024 138. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 00:00
Bismillahirrahmanirrahim, "Sanman taleb-i devlet-i câh etmeye geldik Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik". Yenişehirli Avni kitapta da anlatıldığı gibi demek istiyor ki, biz bu dünyaya makam mevki için gelmedik, biz bu dünyaya bir yâr için "âh" etmeye geldik. Âh etmek demek Allahu Teâlâ'ya tekrardan dönmeyi istemek demektir. Özlemek demektir. Biliyoruz ki Allah'tan geldik, Allah'a döneceğiz ve bu dünya bir manada bizim hasret çekmemiz gereken bir yer. Hayatımızın manası Allah'a ulaşma arzusu ve O'nun emirleri ve nehiyleri ile yaşamı güzel bir hale getirmektir. Öncelikle kitabın isminden başlamak istedim incelememe, çünkü başlık kitapta ne anlatılacağına dair fikir verme hususunda çok önemli bir yere sahiptir. Ve başlığın verdiği anlamlarda ayrı bir güzel, hem başta kendim unutmamak adına hem de okuyanlarla paylaşmak istedim. Kitabın 15. Bölümünde güzelce anlatılıyor. Kitap 17 bölümden oluşuyor, ve neredeyse her cümlesi her satırı insana birşeyler söylüyor, dikkatle ve sakinlikle okumak, üstüne düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Tek tek bölümleri ele alıp, özetlemeye çalışacağım Allah'ın izniyle. Çünkü bu kitabı iyi tahlil etmek gerekir. Elimden geldiğince yapmaya çalışacağım tekrardan, Bismillahirrahmanirrahim, 1. Bölüm; Bu bölümde en önemli gördüğüm nokta Sadettin Ökten'in hem kendisinin hem de çocuklarının ergenlik dönemlerinde ergence davranışlarda bulunmadıklarını ve bunun sebebinin de ailelerindeki otoritenin babalarının değilde, Resulullah ve Cenab-ı Allah'ın olmasından kaynaklandığından bahsediyordu. Bu nasıl olur peki Saadettin hocadan dinleyelim; mesela babam annem ve yakın aile çevresi bize önce insanları değil Hz Peygamberi sevmeyi öğretti. Bu çok mühim bir şey. Şimdi önceliği insan sevgisine veriyorlar. İnsan sevgisi ile başlarsanız bir yere
Âleme Bir Yâr İçin Âh Etmeye GeldikM. Kemal Sayar · Truva Yayınları · 20211,222 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2024 172. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 12:47
Saudade Romanın kahramanı olan genç adam Sankt-Peterburg'un kasvetli ve beyaz gecelerinden birinde, tesadüfen kendisi gibi yalnız olan bir genç kız Nastenka ile tanışır. Nastenka'yla beraber tüm hayallerini ve anılarını paylaştıkları ve birbirleriyle bağ kurdukları dört beyaz geceyi Sankt-Peterburg'un sokaklarında geçirir. Romantik mi? Bir yanıyla romantik bir aşk üçgeninin, bir yanıyla da bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.Günümüz ilişkileri gibi vıcık vıcık değil parçalanmış bilincin kurduğu ürkütücü ve tehlikeli dünyayı konu edinmiştir. “Hem her şeyi doğru düşünmemi bekleyemezsiniz. Yüreğim çığlık atmak isterken, nasıl sessiz durabilirim?” Bu alıntıyı çok sevdim hepimiz bazen böyle değil miyiz? Beyaz saflığı, iyiliği, hayali temsil eder. romanda da böyledir, normalde geceler karanlık iken romanda özellikle beyaz geceler dönemi seçilmiştir. bu da dostoyevski'nin edebi gücüne bir örnektir... Yaşamından memnun olmayanların kaçışı hayalperestlik “hayaller hayatlar” Nastenka eski sevdiğine kavuştuğunda karakterimizin payına da bu eşsiz duyguları yaşadığı için minnet duymak kalır. Nasıl güzel bir olgunluk ! Ulu Tanrım! O ne uzun, mutlu bir andı! Bir insana böyle bir an yaşam boyu yetmez mi? Yeter!!! mutlu olduğunu görmekte yeter Sende payına özlemek düşenlerden oldun. Özlemek demişken ; Saudade.. Az kaldı geliyorum Portekiz şu sıralar hissettiğim en anlamlı kelime olan “saudade “ birşeye duyulan derin özlem , bir farkı aynı zamanda geçmişte olan hüzünlü, üzüntü veren olaylara duyulan özlem birdaha o anın geri gelmeyeceğine duyulan özlem … kahramanımızda özlemi ve hayal kırıklığı ile başbaşa kalmış gerçek bir aşık. Hikâyenin sonunda, Nastenka’nın mektubunun ardından, kahramanın ruh hali, yaşadığı odanın ihtiyarlaması, pencereden görülen karşıdaki evin
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 2022102,3bin okunma
SABRIN DEMİ
9/10
·216 syf.··
2024 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 21:46
Çayı deminden anlarsın, yâri ise ayrılık vakti boğazında bıraktığı düğümden; bu yüzden beklemek değil bizimkisi demlenmek ve biliriz ki birbirine kavuşanlar değil ancak muhabbetle demlenenler aşka ulaşabilirler çünkü bazı şiirler hatırlamak için değil, unutmamak için yazılır. Demlenmek yavaşlamaktır biraz; içine kazımak, silinmez bir kalemle aklına yazmaktır. Bu sebeple Hikmet Anıl Öztekin aşkın demlenerek ruha sindirilmesi gerektiğini savunmuş ve şiirleriyle okuyucuya dem duygusunu mükemmel bir şekilde aktarmış. Elif Gibi Sevmek 2 sevmenin yol açtığı farklı duyguları ve hüzünle nasıl başa çıkılacağını masumiyet yüklü anonim hikayelerle ve şiirlerle harmanlanarak biraraya getirilmiş şahane bir eser. Öyledir bazen; seviyorum dersin, ya kısmetin olur ya imtihanın ancak sevmeye başlarken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de şekilciliktir çünkü şekil güzellik sıfatını tanımlayan yüzlerce parametrelerden sadece bir tanesidir. Sevmek şekilcilik ve dokunmak demek değildir. Zaten suret değildir insanı yakan, sîrettir varlığı değerli kılan çünkü gözler sadece bakmak için değil, görmek içindir gönülden. Seven sevdiğine şiir okur, muhabbet eder, dua eder. Onun geleceğini mahvedecek bir şey yapmaz, yapamaz. Ne diyor şair: "Uzaktan sev dedi üstadım, uzaktan sev ki aşkın imana dönüşsün." Ancak ölümsüzü seversen sevgin ölümsüz olurdu çünkü sonsuzu seversen aldığın tattan bıkmaz ve tattıkça daha da lezzetlenirdi muhabbet. Hak muhabbeti öyledir, yürüdükçe yürüyesinin geldiği tek varlık O'dur. Bir süre sonra gecelere ve gündüzlere karışan sevgi; insanın sol yanına rızık olur, şükür vardır ardında; oysa uyku düşmeyince nasibe, özlemek hükmünü keser gecenin çünkü derdiyle geceyi bitiren insan, yâre hasret kalemini eline alır ve rüyalarından kalan o gül kokulu kâğıtları yakmaya başlar. Kâğıt yanar,
Edebiyat
Elif Gibi Sevmek 2Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 20177,8bin okunma
Puan vermedi
Nisan Yağmuru \\ Aynil Onur Yüksel @ikinciadamyayın . Bazı şeylerden bir kaçış #nisanyağmuru … Unutulmuş duyguları yeniden hissetmek bazen… Sakinliği özlemek… Sevgiyi, dostluğu, anlayışı bulmak… . Herkes zaman zaman büyük şehrin temposundan, stresinden, trafik sıkışıklığından bunalıp; sakin, huzurlu sahil kasabasının hayalini kuruyor… Dinginlik istiyor hayatında… çünkü hayat tek perdelik bir gösterim. Kimi zaman unutulmaya yüz tutmuş duygular, zilin çalmasıyla açılan kapı neticesinde girdaba sürükleyebilir insanı, Nisan gibi… İşte o Ege kasabasında huzuru arayan Nisan’ın hikayesi bu kitap. Kalbine yağan “Yağmur”u hissedişi… Tüm duyguların birbirine girift yaptığı bir okuma sunuyor sevgili yazarımız. İhanetin yaraladığı kalplerin aşkla, sevgiyle, dostlukla direnerek kabuk tutmaya başlamasını anlatan , hüzün kokan bir okuma sunuyor bu metin. Zor günleri ardında bırakıp yaşama tutunmaya çalışanların mücadelesini anlatıyor. Ve işte o FİNAL… Hayatın karmaşasında birazcık mola vermek isteyenlere… #tavsiye . . “Aşk, hiç beklenmedik bir anda geliveren, sadece bir kaç dakikada tüm ruhumuzu ele geçiren bir misafirdir.” . “Yağmur, yağmur olup yağıyor muydu üzerine ona dokunabilmek için…”
Nisan YağmuruAynil Onur Yüksel · İkinci Adam Yayınları · 202169 okunma