İçinde bulunduğum durum artık bana, beni yıpratmaktan ziyade bir şeylere alışmayı öğretiyor. Alışmak ve ses çıkaramamak. Aslında hepimizin içine düştüğü o boşluğun ve hüznün sebebi burada. Anlatmak istiyoruz.Susturulurken, anlatabilmek ve anlaşılmak... ama bunu yapmayı isterken başka bir yerde bencillik ediyor, anlamayı işe katmıyoruz.Konuşmayı, haykırmayı kendimiz için gönülden isterken diğer insanları unutuyor, onların haykırışlarına "Sus" ile karşılık veriyoruz. Halbuki inanın, bir ağacın bile haykırmaya ihtiyacı var! Bizler haykırmayı becerebildiğimiz için insan değil miyiz? Öyleyse neden kendimiz bağırmak için yanıp tutuşurken başkalarını susturmaya çalışıyoruz? Belki de, onların haykırdığı şeyler de, bize bir şeyler batırıyor. Bazı gerçekleri yüzümüze çarpa çarpa derimizi soyacak kıvama getiriyor. Üstesinden gelemiyoruz ve çabalamak yerine suçlamayı tercih ediyoruz.
Ama bilin ki dostlar, yaşamak bu değil.
Yaşamak, anlaşılmayı beklemeden önce anlamaya çalışmak.
Denge dostlar, denge...
Esenlikle,,